| Umarım geçmiş yaşamlarımızdaki birlikteliğimizden sana bahsetmediğim için bana hala kızgın değilsindir. | Open Subtitles | لذا آمل بأنكِ لم تزالي غاضبة منّي كما تعلمين، بشأن عدم إخباركِ عن أرواحنا السابقة معاً |
| Bunun acı olduğunu biliyorum, fakat Umarım anlayabilirsiniz. | Open Subtitles | أعلم بأن هذا مؤلم ولكني آمل بأنكِ تفهمين الآن |
| Umarım kendini parmaklıklara zincirlemezsin ve sana zorla irmik yedirmezler. | Open Subtitles | بالطبع، أنا كذلك آمل بأنكِ لن تسلسلي نفسك إلى السور وينتهي بكِ الأمر يتم إطعامكِ السميد بالقوة |
| Bamya hazırlamanın zaman aldığını biliyorsundur Umarım. | Open Subtitles | آمل بأنكِ تعلمين بأن اعداد الغامبو يتطلب الوقت |
| O yüzden bizi biraz yalnız bırakırsın diye umuyorum. | Open Subtitles | لذا, آمل بأنكِ تستطيعين إعطاءنا القليل من المساحة. |
| Kısaca dediğim şu, Umarım annen de sen de iyisindir. | Open Subtitles | ما أحاول قوله هو، أنّي آمل بأنكِ أنتِ و أمكِ بخير |
| Bak Umarım seni taklit ettiğimi düşünmessin ama bende bizim için dua ettim. | Open Subtitles | إنظري , آمل بأنكِ لن تعتقدي بأنني أقلدكِ .لكنني دعيتُ أيضاً بشأننا |
| Umarım yeni bir ev arkadaşı bulmak hakkında konuşacaksındır çünkü eğer bulmazsak burayı daha fazla karşılayabileceğimi sanmıyorum. | Open Subtitles | أنا آمل بأنكِ سوف تتحدثين عن أنكِ سوف تجدين شريك في السكن هنا لأنه لا يمكنني أن أعرض هذا المكان أكثر أذا لم نتمكن |
| Aslında Müdür Sylvester Umarım, uh .bu toplantının ciddiyetini anlarsınız, cidden. | Open Subtitles | في الحقيقة أيتها المديرة سلفستر آمل بأنكِ |
| Dediğim gibi, Umarım bundan dolayı mutlu olmuşsundur. | Open Subtitles | حسناً ، كما قُلتٌ لكِ آمل بأنكِ سعيدة بشأن الأمر |
| Umarım bu sefer silahlı değilsindir. | Open Subtitles | آمل بأنكِ ليستِ مُسلحةً هذة المرة |
| Umarım Tanrınız bu konuda sıkıntı yaratmaz. | Open Subtitles | آمل بأنكِ طلبت الغفران من ربك على هذا |
| - Yemek almak için bir yere uğradım. Umarım... | Open Subtitles | لقد توقفت لأحظر الطعان آمل بأنكِ تحبي |
| Anlayış göstermemi istedi. Umarım mutlusundur. | Open Subtitles | هو يأمل بأن أتفهم وأنا آمل بأنكِ سعيدة |
| Umarım bir şeyler öğreniyorsundur. | Open Subtitles | آمل بأنكِ تتعلمين شيئاً |
| Umarım güçlü bir mideniz vardır. | Open Subtitles | آمل بأنكِ لديك معدة قوية |
| Umarım Matthew'e düzgünce teşekkür etmişsindir. | Open Subtitles | آمل بأنكِ شكرتِ "ماثيو" بصورةٍ لائقة |
| Umarım daha iyi hissediyorsundur. | Open Subtitles | آمل بأنكِ تشعرين بحال أفضل. |
| Umarım buraya yardım için gelmişsindir. | Open Subtitles | آمل بأنكِ قد جئتِ لمساعدتنا |
| Bir mahsuru yoktur Umarım. | Open Subtitles | آمل بأنكِ لا تمانعين |
| Bayan Crawley, umuyorum beni hoşgörüsüz biri olarak görmüyorsunuzdur. | Open Subtitles | سيدة "كراولي"، آمل بأنكِ لا تنظرين إلي كشخصٍ غير متسامح |