| Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi. | TED | بنفس الطريقة عندما أرى شجرة تتحرك، عندها أتخيل أن الشجرة تصدر صوت الحفيف. |
| Sen, kendinden utanmalısın! Ben asla, onu hayal bile etmedim. | Open Subtitles | يجب أن تكون خجلان من نفسك لم أكن أتخيل أن |
| Çocuğunu kaybetmenin nasıl bir acı olduğunu hayal bile edemiyorum | Open Subtitles | أتخيل أن خسارة طفل.. هو أسوء ألم قد يعيشه المرء |
| Böyle bir şeyi tahmin ediyordum, ama bu kadar çabuk yapacaklarını düşünmemiştim. | Open Subtitles | لقد تخيلت شيئا مثل ذلك ولكن لم أتخيل أن يفعلوها بهذة السرعة |
| Ama köpeğimi öldürecek kadar aşşağılık olabileceğinizi düşünmemiştim. | Open Subtitles | لكننى لم أتخيل أن أحد منكم بهذا المستوى الدنىء ويقتل كلب ودود , ومسكين |
| Ama köpeğimi öldürecek kadar aşşağılık olabileceğinizi düşünmemiştim. | Open Subtitles | لكننى لم أتخيل أن أحد منكم بهذا المستوى الدنىء ويقتل كلب ودود , ومسكين |
| Görüyorsunuz, suya yaşayan bir canlı olarak değer verdiğimiz, onunla bağlantımızı iyileştirdiğimiz, bir dünya hayal ediyorum. | TED | ترون أنني أتخيل أن العالم يقيم الماء. كعلاقة حيّة، عندما نعمل من أجل استرجاع علاقتنا مع الماء. |
| Anlatacak hikayem kalmadıkça, oduncunun evreninin başka bir oduncunun baltasındaki bir atom olduğunu hayal ederdim. | TED | وعندما كنت أستهلك هذه القصة، كنت أتخيل أن عالم الحطاب هو ذرة واحدة في فأس حطاب آخر. |
| elbette duyacaklar senin haricinde kimseye güle güle demiyorum fakat insanların bunu bildiğini hayal edemiyorum | Open Subtitles | بالطبع سيسمعون بذلك لن أقول وداعاً ، إلا لك ولكننى لا أتخيل أن الناس سيعلمون بذلك |
| Orada bir sürü ağaç, çimen ve dere olduğunu hayal ediyorum. | Open Subtitles | أنا أتخيل أن لابد هناك الكثير من الأشجار والأعشاب وساقية |
| Tıbbi değeri olabilecek sorular olduğunu hayal edebiliyorum. | Open Subtitles | يمكنني أن أتخيل أن هناك سؤالاً بالنسبة لقيمته الطبية. |
| Yüzüğün sahibinin sevdiği kişiyle birlikte olamadığını hayal ediyorum. | Open Subtitles | أتخيل أن المرأه تريده تحب الرجل الذي لا تستطيع أن تكون معه |
| Böyle olmasını hayal etmemiştim. | Open Subtitles | حسناً، لم أكن أتخيل أن تمرَّ تلك اللحظة بهذا الشكل |
| Ve bence bunun sebebi çünkü bu şekilde hissettiklerimi başkasında bir daha hissedebileceğimi hayal edemiyorum. | Open Subtitles | وأعتقد بأنه يحدث لأني لم أتخيل أن أشعر مثل هذا الشعور تجاة أي شخص آخر مرة آخرى أبداً |
| Bu kadar büyük bir macerayı Bırak dilemeyi hayal bile edemezdi. | Open Subtitles | لم أتخيل أن أكون في مغامرة أكبر مما تمنيت |
| Hiçbir şeyin bu kadar can yakacağını düşünmemiştim. | Open Subtitles | لم أتخيل أن أي شيء يمكن أن يسبب ألماً بهذا القدر |
| Ama bu şekilde olacağını hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | فقط لم أتخيل أن الأمر سيكون بهذه الطريقة. |
| Ama o karalamaları alıp kendine bir hayat kuracağını düşünmemiştim. | Open Subtitles | ولكن لم أكن أتخيل أن تأخذ تلك الخربشات... وصياغة الحياة. |
| Bu şekilde olacağını düşünmemiştim. Daha da kötüye gidebilir. | Open Subtitles | إننى لم أتخيل أن يكون الأمر هكذا |
| Hiç kimseyi bu kadar sevebileceğimi düşünmemiştim. | Open Subtitles | أكثر من ما كنت أتخيل أن أحب أحدا |
| Burasının bu kadar soğuk olacağını hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | لم أكن أتخيل أن يكون بهذه البرودة |