| Onlara bir mesaj yolladım. O nedir? Parçalanmış bir çantaya benziyor. | Open Subtitles | أرسلت لهم رساله وكانت هذه الأوقات العصيبه |
| Öz geçmişimi yolladım. Toplantı ayarladım. | Open Subtitles | أرسلت لهم سيرتي الذاتية، وكان لدي مقابلة معهم |
| İlgilenmeye devam etsinler diye, solo parçalarımı yolladım. | Open Subtitles | حسنا، أرسلت لهم بعض الأغاني الفردية لأبقيهم مهتمين. |
| Hayır, karşı propagandalı yüzey akustik dalgaları kullandım onları piezoelektrik alt tabaka boyunca yolladım. | Open Subtitles | لا، كنت مكافحة التكاثر الموجات الصوتية السطحية. أرسلت لهم عبر الركيزة كهرضغطية. |
| Onlara isimsiz aşk mektupları yolladım. | Open Subtitles | أرسلت لهم رسائل مجهولة رسائل حب. |
| Onlara en yeni fotoğrafını yolladım. | Open Subtitles | لذالاتقلق... أرسلت لهم الصورة الأكثـر حداثة |
| Herkese mail yolladım. | Open Subtitles | أرسلت لهم بريد إلكتروني ، أخبرهم فيه |
| - Evlerine yolladım. Ne? | Open Subtitles | أرسلت لهم المنزل. |
| Onlara KeyWest de çekildiğimiz fotoğrafı yolladım. | Open Subtitles | أرسلت لهم صورتنا ، التي ألتقطناها في (كي ويست) |
| Onları oraya ben yolladım. | Open Subtitles | أنا أرسلت لهم هناك. |