| Sen burada kal. Bu senin için daha güvenli. | Open Subtitles | الأفضل أن تبقي معنا بالأسفل هنا هذا أكثر أمان |
| Ve bu yeni tip arayüzlerle, bu teknolojileri kullanabilir ve görebilen insanların daha güvenli arabalar kullanmasını sağlayabiliriz. | TED | وجميعها مدمجه مع هذا النوع الجديد من التداخل, يمكننا إستخدام هذه التكنولوجيات وإضافتها إلي السيارات العاديه لجعلها أكثر أمان. |
| Kuru fasulye daha güvenli. | Open Subtitles | الفاصوليا هى أكثر أمان تذكروا كلامى |
| Onu yolun ortasındayken daha güvende olacağına inandır. | Open Subtitles | أجعليه يصدق أنه أكثر أمان في وسط الشارع |
| Onu yolun ortasındayken daha güvende olacağına inandır. | Open Subtitles | أجعليه يصدق أنه أكثر أمان في وسط الشارع |
| Özgürlük ve daha güvenli bir yaşam için, etrafımızı kuşatan dünyanın umutları onda birleşmiştir. | Open Subtitles | ...وفيها تتركز آمال العالم حولنا من أجل الحريه وحياه أكثر أمان |
| Dün cinayetten sonra bir oylama yaptım ve hepimiz bahçede güvenlik kamerası olursa daha güvenli olacağı konusunda fikir birliğine vardık. | Open Subtitles | ...بالأمس لقد قمت بتصويت بعد ... جريمة القتل و اتفقنا أنه سيكون أكثر أمان لو كانت هناك كاميرا مراقبة |
| Buradayken seninle olduğundan daha güvenli. | Open Subtitles | إنها أكثر أمان هنا عن وهي بمقردها معكِ |
| daha güvenli bir yer bulmalıyım. | Open Subtitles | يجب ان أبحث عن مكان أكثر أمان |
| Ethan, babanla ikinizi daha güvenli bir hastaneye götürüyorlar, tamam mı dostum? | Open Subtitles | (إيثان)، إذا سينقلونك ووالدك إلى مستشفى أكثر أمان في الوقت الحالي، حسنا، صديقي؟ |
| Evet, direkler daha güvenli. | Open Subtitles | أجل، ولكن القطب هو أكثر أمان |
| daha güvenli. | Open Subtitles | أكثر أمان |
| Onu yolun ortasındayken daha güvende olacağına inandır. | Open Subtitles | أجعليه يصدق أنه أكثر أمان في وسط الشارع |
| daha güvende olursunuz. | Open Subtitles | حسنا، ستكونين أكثر أمان هنا |
| Belki Köstebek Kasabası'nda daha güvende olursun. | Open Subtitles | ربما ستكونين أكثر أمان في مدينة (مول). |