| Oliver, epeydir bu konuşma için fırsat kolluyorduk. | Open Subtitles | أولفير ", ربما هذه الفرصة" . التي كنا ننتظرها |
| Lütfen Oliver'ı dersinizden muaf tutun. Küçük kalbi kırılmış durumda. | Open Subtitles | هلا أذنت لـ (أولفير) الخروج من الحصة لأن قلبه مشطورا |
| Gördün mü? O tuhaf burun delikleriyle Oliver bile bunu söyleyebiliyorsa | Open Subtitles | شاهدي ، حتى (أولفير) يقولها وأنفه البشع الفظيع |
| Bu bir vasiyetname. Bir övgü. Bunun Oliver için ne anlama geldiğini biliyorum. | Open Subtitles | هذه وصية, تكريم أعلم ماذا يعني ذلك لـ(أولفير) |
| Oliver senden büyük. Ayrıca eğitimli biri. | Open Subtitles | مع أن (أولفير) أكبر منك ومتعلم ولديه خبره في مجال العمل |
| Şimdi de bir Galiba Yahudiyim oldu. Sınıf için yeni bir şey bu Oliver, bunun için teşekkürler. | Open Subtitles | والآن لدينا واحد يخال إنه يهودي، والذي .وافد جديد في الصف، يا (أولفير)، لذا شكراً لهذا |
| Oliver Seksi Oken'a ne oldu? | Open Subtitles | مالذي حدث لـ (أولفير سموكين أوكين)؟ |
| Oliver! Oliver! | Open Subtitles | (أولفير)، (أولفير)! |
| Oliver sana söylemedi mi? | Open Subtitles | -نعم, ألم يخبرك (أولفير) ؟ |