| Rahatca dinleniyor, ya da öyle diyorlar. Eğer öyleyse, gerçekten o bir tane. | Open Subtitles | يستريح بشكل مريح ، أو هكذا يقولون وإذا كان ذلك صحيحا ، فهو الوحيد |
| Durumu idare etmek zorundaydım, ya da öyle yapmam gerektiğini düşündüm. Çekip gitmeyi sorun etmiyorsun anlaşılan? | Open Subtitles | كان عليّ الإستمرار بالتظاهر، أو هكذا ظننتُ. |
| Gecikmiş ayrılmaydı ya da öyle görünüyordu. Hipotansif durumdaydı. | Open Subtitles | لقد كانت حالة إنفصال مشيمة أو هكذا بدى الأمر لقد كان ضغط دمها ينخفص |
| Bu, Komiser Yardımcısı Arnott'un tutulduğu yerde ele geçirildi. Sıkı çocuksun, Ryan ya da En azından öyle olduğunu düşünüyorsun. | Open Subtitles | استعيد من موقع حجزك الرهينة أنت قوي أو هكذا تعتقد |
| En azından öyle diyorlar. Bunu yapmanı hiç istemedim. | Open Subtitles | إنه رجل لطيف، أو هكذا قيل لي. لن أطلب منك هذا البتة. |
| dedi Ve cerrahlar bu prototipi tutarak üzerinde konuşmaya başladılar, şöyle tutmak istiyorum Ya da böyle diye. | TED | فأمسكها الجراح وقال: حسنا، أريد ان يكون باستطاعتي أن أمسكها هكذا، أو هكذا |
| Beyler sigorta şirketinde geliyorlar ya da öyle olduklarını söylüyorlar... | Open Subtitles | إن هؤلاء من شركة التأمين أو هكذا يقولون ... |
| ya da öyle görünüyordu. | Open Subtitles | أو هكذا تبدو لي أية حال |
| ya da öyle diyorlar. | Open Subtitles | أو هكذا يقولون. |
| Bana durmadan "gooshey purim" ya da öyle bir şey dedi durdu. | Open Subtitles | كانت تناديني غوشي بيرم" أو هكذا" |
| Sonunda, pencereli bir yermiş ya da öyle sanıyorum. | Open Subtitles | أخيراً، فضاء بنوافذ... أو هكذا قيل لي. |
| ya da öyle inandırılıyorlardı. | Open Subtitles | أو هكذا وُجه الناس ليعتقدوا |
| Ben SD-6 için çalışıyorum. ya da öyle sanıyorlar. | Open Subtitles | أنني أعمل لحساب (س.د. 6) أو هكذا يظنون |
| Tyler. Basit biri, ya da öyle olmalı. | Open Subtitles | (تايلر)، أمره هيّن، أو هكذا يفترض |
| ya da öyle düşündü. | Open Subtitles | أو هكذا ظنت |
| Birim 04, yeni iç donanımların denenmesi için kullanılan bir deneme modeliydfi, bu yüzden şimdiye değin operasyonel duruma gelmedi yada En azından öyle görünüyor. | Open Subtitles | كان وحدة-04 المرحلة التجريبية لمحرك داخلي جديد التي كان من المفترض أن تحل القضايا المهلة التشغيلي لدينا. أو هكذا سمعت. |
| En azından öyle görünüyordu. Ama hiçbir şey eskisi gibi değildi. | Open Subtitles | أو هكذا بدا الأمر ولم يكن شئ كما مضى |
| - En azından öyle sandık. | Open Subtitles | أو هكذا أعتقدنا. |
| En azından öyle okumuştum. | Open Subtitles | أو هكذا أسمع |
| En azından öyle sanmıştım. | Open Subtitles | أو هكذا ظننت. |
| Ya da böyle ya da böyle. | Open Subtitles | أو يمكنكِ أن تبدي هكذا أو هكذا |
| - Ya böyle Ya da böyle. - Mm. | Open Subtitles | إما هكذا أو هكذا |