| Adını hiç duymadım. Mekanımı neden beğenmiş şimdi alıyorum. | Open Subtitles | لم أسمع به قط، لكنني أفهم سبب إعجابه بمتجري |
| İlk senfoni orkestrası şefi, dramatik içgüdüsünü takdir etmişti. | Open Subtitles | أول قائد فرقة أبدى إعجابه بموهبتها المثيرة |
| Sadece hedefinizi etkilemek mi, kandırmak mı istediğinize bağlıdır. | Open Subtitles | ذلك كله يتوقف على رغبتك أكثر بإستغفال هدفك ,أو إثارة إعجابه |
| Bu partide etkilemeye uğraşmadığın tek kişi benim. | Open Subtitles | أنا الشخص الوحيد في الحفل الذي لا تحاولين إثارة إعجابه. |
| Çok etkilendi. | Open Subtitles | لقد أثرتي إعجابه إنه يرى أنك جميلة. |
| Şu kağıda herhangi yedi rakam yazsan da, ben de onu etkilesem? | Open Subtitles | اريدك فقط ان تكتبي اي 7 ارقام هنا حتى يمكنني أن أثير إعجابه |
| Bakan bey gelemedi ancak, en derin hayranlığını ve tebriklerini sunduğunu size iletmemi istedi. | Open Subtitles | الوزير لم يتمكن من الحضور، لكنه طلب مني نقل إعجابه وتهانيه الحارة إنها الطائرة من قامت بهذا |
| Böyle kızlardan hoşlandığını bile bilmezdim. | Open Subtitles | لم أكن أدرك أن فتيات مثلها يثرن إعجابه |
| Ayakkabılarımı beğenmiş. | Open Subtitles | أبدى إعجابه بحذائي. |
| Dedi ki, ayakkabılarımı beğenmiş. | Open Subtitles | أبدى إعجابه بحذائي. |
| - Bahçemizi çok beğenmiş. | Open Subtitles | كان يبدي إعجابه بحديقتنا. |
| Bandini onların sıradan hırslarına acıyordu ama yine de bitmez tükenmez cesaretlerini takdir ediyordu. | Open Subtitles | بانديني يشفق عليهم وعلى طموحهم الصغير على الرغم من إعجابه بشجاعتهم الكبيرة |
| Ama seni ne kadar takdir ettiğini söylemedim. | Open Subtitles | لكني لم أخبرك بمدى إعجابه بك |
| etkilemek istediğim tek bir kişi var burada. | Open Subtitles | لأنّ هناك شخصٌ واحد هنا عليّ إثارة إعجابه |
| Onu etkilemek için hoş bir şey almak istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أشتري لباس جميل لأثير إعجابه |
| O henüz oradayken, onu elbette etkilemeye çalıştım. | TED | ولانه هناك قررت أن أثير إعجابه |
| Tam olarak kimi etkilemeye çalışıyorum? | Open Subtitles | من الّذي أحاول أن أثير إعجابه بالضبط ؟ |
| Çok etkilendi. | Open Subtitles | لقد أثرتي إعجابه إنه يرى أنك جميلة. |
| Şu kağıda herhangi yedi rakam yazsan da, ben de onu etkilesem? | Open Subtitles | اريدك فقط ان تكتبي اي 7 ارقام هنا حتى يمكنني أن أثير إعجابه |
| hayranlığını ifade etmek istiyor. | Open Subtitles | هو يتمنى أن يبدي إعجابه |
| Bu da senden hoşlandığını kanıtlar. -Onu aramak umutsuzca görünmez mi? | Open Subtitles | وهذا إثبات آخر لمدى إعجابه بك |
| Sen de onun ilk hoşlandığı kişiydin. | Open Subtitles | أنت كنت إعجابه الأول |