| Bu yüzden gerilemeye karşı bir sürü inovasyona ihtiyacımız var. | TED | لذا نحن بحاجة إلى الكثير من الابتكار لتعويض هذا الانخفاض. |
| Bir üretim tesisi açmak için bir sürü ekipmana ihtiyacınız yok. | TED | أنت لا تحتاج إلى الكثير من المعدات اللازمة لإقامة منشأة للإنتاج. |
| Oraya girmek için bir sürü hamle yapacağız... ve oynamaya devam etmek istiyorsak, | Open Subtitles | إنه فقط يحتاج إلى الكثير من التحركات لحدوث ذلك وإذا اردت الإستمرار باللعب |
| Size epey bir tarama donanımı gerekir, | Open Subtitles | فإنك ستحتاج إلى الكثير من أجهزة المسح المتخصصة |
| O çocukların epey çalışmaya ihtiyacı var, ne dediğimi anlıyorsun değil mi? | Open Subtitles | اكيد، الاولاد بحاجة إلى الكثير من التدريب هل تفهيمن ما اقول؟ |
| Bu pek çok kıyısal mangrov ormanın başına geliyor. | TED | حسنا، هذا هو ما يحدث إلى الكثير من غابات المنغروف الساحلية. |
| Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor. Bu Malavi kırsalındaki bir | TED | بعبارة أخرى هذه الآلة تحتاج إلى الكثير من الأشياء والتي لا يمكن أن يوفرها هذا المستشفى. هذا هو مزود الكهرباء |
| Tabii ki bu tarz şeyler yapacaksanız bir sürü veriye ihtiyacınız var. | TED | ولذلك، بالطبع، إذا كنت تريد القيام بهذا النوع من الأشياء، أنت بحاجة إلى الكثير من البيانات. |
| Neye ihtiyacım var? bir sürü daireye. | TED | مالذي أحتاجه؟ أحتاج إلى الكثير من الدوائر |
| bir sürü iş yapılması lazım. | Open Subtitles | . 250قدم مزدوج تحتاج إلى الكثير من المُعدات |
| Rahipler kapılarını bir sürü insana açıyor. | Open Subtitles | يَفْتحُ الكهنةُ بابُهم إلى الكثير مِنْ الناسِ. |
| Senatörün bürosundan bir sürü numara almam gerekecek. | Open Subtitles | سأحتاج إلى الكثير من الأرقام من مكتب النائب |
| Şu an burada bir sürü eşcinsel eşyalarına bakıyorum Vatansever Bir. | Open Subtitles | أنا أنظر إلى الكثير أغراض الشواذ أيها العميل واحد. |
| Bu yorucu hikayenin sonrasında fark ettim ki, iyi bir film yapmak için bir sürü yetenekli vücuda ihtiyacımız var. | Open Subtitles | بعد إرهاق في صنع لوحة القصة والإنتاج الأولي، أدركت أني في حاجة إلى الكثير من الأجسام الموهوبة لجعل هذا الفلم رائع. |
| bir sürü No Doubt şarkısı dinledik. | Open Subtitles | بلا شك .. إستمعنا إلى الكثير من الموسيقى |
| Son zamanlarda epey Motown dinliyordum. | Open Subtitles | لقد استمعت إلى الكثير من موتاون في الآونة الأخيرة |
| Tüm gün tartışabiliriz ama süper güçlü insanları eğitmeyi düşünüyorsanız epey ranza, bilim adamı ve para gerektir. | Open Subtitles | .يمكن أن نتناظر طول اليوم لكن إذا كنت تخططين لتدريب ،أناس خارقين فستحتاجين إلى الكثير .من الأسرّة والعلماء والمال |
| Tüm gün tartışabiliriz ama süper güçlü insanları eğitmeyi düşünüyorsanız epey ranza, bilim adamı ve para gerektir. | Open Subtitles | .يمكن أن نتناظر طول اليوم لكن إذا كنت تخططين لتدريب ،أناس خارقين فستحتاجين إلى الكثير .من الأسرّة والعلماء والمال |
| Anlaşılan benim gibi bir ihtiyar için epey zahmete giriyorsun. | Open Subtitles | يبدو أنك ذاهب إلى الكثير من المتاعب لقليل من العمر لي. |
| Ve bildiğiniz gibi, pek çok havalı insan, ki bunlara üniversite öğrencileri de dahil, yakında sömestr tatiline girecekler. | Open Subtitles | وكما تعرف، العديد من الناس . . بالإظافة إلى الكثير من طلبة الكليات، سيحصولون على إجازتهم الربيعيه. |
| Bu dünyadan göçmeden önce daha pek çok vaazınla canımı sıkacaksın. | Open Subtitles | أتطلع إلى الكثير من مواعظك على متن السفينة |