| Yangını söndürün! Kontrol altında, General. Size ihtiyacımız olursa haber veririrm. | Open Subtitles | أوقفوا اطلاق النار إنه تحت السّيطرة جنرال سأخبرك لو احتاج الأمر |
| Neredeyse bir kilometre yerin altında ve yüzeyden bir girişi yok. | Open Subtitles | إنه تحت الأرض بحوالي نصف ميل وليس ثمة مدخل من السطح |
| Üst düzey güvenlik altında. Yalnızca ailesinin girişine izin veriliyor. | Open Subtitles | إنه تحت حراسة مشدّدة، أفراد عائلتهِ فقط يُسمح لهم بالزيارة |
| Emerson büyük bir kayanın altında demişti. Burada onlarca büyük kaya var. | Open Subtitles | قال إمرسون إنه تحت صخرة كبيرة لا بد أن هناك 60 صخرة كبيرة |
| - Paspasın altında. - Hadi. Çok fazla zamanımız yok. | Open Subtitles | ـ إنه تحت الدواسة ـ هيّا بنا، فنحن لا نملك مزيد من الوقت |
| - 24 saat koruma altında. | Open Subtitles | إنه فى حالة جراحة خطيرة فى مستشفى درو كينج إنه تحت المراقبة طوال الـ 24 ساعة |
| Uzak durun yoksa vurulursunuz! O kanuni korunma altında. | Open Subtitles | ابتعدوا وإلا أطلقت النار إنه تحت حماية القانون |
| - Gel buraya, seni şişko! - Hayır. Bu sert ve gevrek kabuğun altında yumuşak, helva gibi bir şey olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | تعالى هنا أيها الشقى أعرف إنه تحت هذه الرقائق الصلبة |
| Ama kariyerini hızlıca inceledim ve şu anda kontrol altında. | Open Subtitles | -و لكنني كنت أسرع منه إنه تحت السيطرة -أتمنى ذلك |
| Ağır sakinleştirici altında. Verileri anlamlandırmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | إنه تحت تأثير مخدر قوي وأنا أحاول فهم أي شئ من هذه المعطيات |
| Tam ayaklarının altında tamamı yer altına inşa edilmiş kendi kendine yeten bir tesis var. Gözlerimle gördüm. Sana da gösterebilirim. | Open Subtitles | إنه تحت قدميك ، بيئة تحكم خاصة ، تحت الأرض ، لقد رأيتها ويمكننى اخذك إليها |
| Bu ilacı alıyorum ve bana ihtiyacım olan herşeyi veriyor. Artık kontrolüm altında. | Open Subtitles | لديّ هذا العلاج وهو يمنحني كل ما احتاجه إنه تحت السيطره |
| Durum biraz karışık ve durumu da iyi değil, ama gözetim altında tutuyorlar. | Open Subtitles | .الأمر معقد و لكنه ليس بخير إنه تحت المراقبة |
| Ama diyeyim sana. Şu an NZT'nin etkisi altında. | Open Subtitles | لكني أخبرك يقينًا، إنه تحت تأثير العقار حاليًّا. |
| Beyaz Saraydan davayı kapatın baskısı altında. | Open Subtitles | إنه تحت ضغط كبير من قبل البيت الأبيض لغلق هذه القضية |
| Bay Papazian, büyük baskı altında. | Open Subtitles | إنه تحت ضغط كبير من المعاناه الشديدة |
| Bulduğun hazineden mi vereceksin? Ayakkabılarının altında yaklaşık beş kat var. | Open Subtitles | إنه تحت قدميك بحوالي خمسة طوابق. |
| Bir şey yok. Her şey kontrol altında. | Open Subtitles | الوضع على ما يرام إنه تحت السيطرة |
| Kanepenin altında duruyor. Alıp gidelim şunu. | Open Subtitles | إنه تحت الأريكة ، لنحصل عليه ثم نذهب |
| Grand Central'ın altında bir yerde. | Open Subtitles | أو ربما قد أخذت جولة. إنه تحت محطة "جراند سنترال" بمكان ما. |