| - Acelem olduğunu kim söyledi? - Burası harika, Çok güzel. | Open Subtitles | ـ إنه رائع و جميل ـ هل أخبرتك عن الشبح ؟ |
| Kostümüm üzerinde çok çalıştım. Çok güzel oldu. | Open Subtitles | أنا عملت حقاً بِجدّ على الزيّ إنه رائع و جميل |
| Evet. Kaybolan bölümler için bu kadar uğraşmanı anlıyorum. - Bu harika. | Open Subtitles | أجل، لا شك في أنك عملت بجنون على هذا الفصل، إنه رائع |
| İşte o zaman birbirimizi sevdiğimizi anladık. O Mükemmel biri, anne. | Open Subtitles | فى هذا المساء اكتشفنا أننا نحب بعضنا البعض ، إنه رائع |
| Ben... Tarifini almaktan mutluluk duyarım. çok iyi. | Open Subtitles | إني أرغب أن أحصل على وصفة التحضير إنه رائع جدا |
| Muhteşem.Bizi adaya götürmesi için bir otobüs tutacağım. | Open Subtitles | إنه رائع , سأجعل الحافلة تنقلنا للجزيرة |
| Son zamanlarda öyle değil. Evet, seks inanılmaz, harika. | Open Subtitles | وبصراحة هذا لا يحدث لكن الجنس , إنه رائع , رائع جدا |
| Bence Harika biri. Yani kesinlikle harika. | Open Subtitles | حسناً، الآن أعتقد إنه رائع أعني رائع جداً |
| Utanmayın. Açık fikirli olmanız Çok güzel. | Open Subtitles | لا تكونا خجلين إنه رائع أنكم تفتحتم لذلك |
| - Kokuyu buradan alabiliyorum. - Çok güzel. | Open Subtitles | يمكنني أن أشتمه من هنا أنجي, إنه رائع جداً |
| Çok güzel.Buna paramız yetecek mi? | Open Subtitles | منذ ان كنا بالمكسيك إنه رائع جداً, هل يمكننا تحمل كُلفته |
| Herkes Çok güzel olduğunu söylüyor bence dehşet vericiydi. | Open Subtitles | قال الجميع إنه رائع جداً أظن أن الأمر كان مرعباً |
| Evet, Çok güzel ama sadece benim gibi genç birisi tüm daireyi sallayan bir saatin üzerinde yaşayabilir. | Open Subtitles | نعم إنه رائع ولكن شخص شاب فقط مثلي يمكنه أن يعيش فوق حجارة ليجعل كافة الشقة تهتز |
| İnsanlar seni tanıyor, ama sen onları tanımıyorsun. Bu harika bir şey! | Open Subtitles | الناس يعرفون اسمك لكن لا تعرف اسماؤهم ، إنه رائع |
| Sen öyle varsaydın. Bu harika. Han seninle birlikte Hong Kong'a gitmeme izin verdi. | Open Subtitles | إنه رائع أن يتركنى السفير هان أن اذهب معك الى هونج كونج |
| Bir aktör hazırlık yapıyorsa, Bu harika bir şey. | Open Subtitles | . إنه من أجل إستعداد الممثل , إنه رائع |
| Mükemmel. Bir büyükannen olduğuna inanmaya başlıyorum. | Open Subtitles | إنه رائع ، لقد بدأت أعتقد أن لك جدة بالفعل |
| Tüm aktif kurabiye adamlar için Mükemmel. | Open Subtitles | إنه رائع لكل الرجال السعداء المصنوعين من خبز الزنجبيل. |
| Sonra birleştirip izliyorsun, çok iyi. | Open Subtitles | ثم تُحررهم لتضعهم كلهم معاً، وتشاهده. إنه رائع |
| Kesinlikle Muhteşem. Eğer almayacaksanız, ben kendime alacağım. | Open Subtitles | إنه رائع جدّاً إذا لم تشتريه سأشتريه لنفسي |
| Siz Amerikalıların emniyet kemerine güvenmeleri inanılmaz. | Open Subtitles | إنه رائع إيمانكم أنتم الأمريكيون في حزام الأمان |
| Harika! Biri, iki katlı kusmuk yığınına kusmuş gibi. | Open Subtitles | إنه رائع وكأن أحداً ملأه بقدر وفير من القيء |
| Çok hoş olmuş. Size yakışmış. Annen harika görünüyor. | Open Subtitles | إنه رائع حقاً, إنه يُظهرك أمكِ تبدو رائعة |
| Bunun göreli olduğunu düşünüyorum. Benim için O harika bir aşık. | Open Subtitles | أعتقد أن هذا علائقى بالنسبة لى ، إنه رائع |