| Ve mengeneye bağlayıp yüzüğü ezdi, sonrada yastığımın altına koydu. | Open Subtitles | وهو سَحقَ الحلقةَ في a نائب، وبعد ذلك وَضعَه على وسادتِي. |
| Düşünüyorum da belki grup olarak ayrılırsak yüzüğü daha çabuk bulabiliriz. | Open Subtitles | أنا كُنْتُ أَعتقدُ الذي لَرُبَّمَا نحن ' d يَجِدُ الحلقةَ أسرعَ إذا نَنفصلُ في الفرقِ. |
| Lakin yüzüğü arayan başkası da vardı. | Open Subtitles | لكن كان هناك شخص آخر أراد الحلقةَ أيضاً |
| Gerçi, yüzüğün misyonerden fazlasını getirmesini umuyorum. | Open Subtitles | ايضا أَتمنّى ان الحلقةَ ستمنحني ترقيةَ من مهاميِ. إنسَ الترقياتَ. |
| Düşman henüz yüzüğün bulunduğundan haberdar değil. | Open Subtitles | العدو لا يَعْرفُ حتى الآن بأنّ الحلقةَ وُجِدتْ |
| Alyansı çaldın. | Open Subtitles | سَرقتَ الحلقةَ. |
| Sen dönene kadar, yüzüğe ben göz kulak olurum. | Open Subtitles | أنا سَأَحْرسُ الحلقةَ حتى تَعُودُ |
| - Büyükanne yüzüğü lanetlemiş. | Open Subtitles | - غرامات لَعنتْ الحلقةَ. لِماذا؟ |
| yüzüğü getirdim. | Open Subtitles | هنا ظهرُ الحلقةَ. |
| - yüzüğü bana ver! | Open Subtitles | لا! لا ! أعطِني الحلقةَ! |
| Donna yüzüğü vermedin. | Open Subtitles | Um، دونا... أنت لَمْ تَعطيني الحلقةَ. |
| - Ama yüzüğün hâlâ parmağında? | Open Subtitles | لَكنَّك ما زِلتَ إلبسْ الحلقةَ. نعم. |
| - yüzüğün parasını ben ödemedim. | Open Subtitles | - أنا لَمْ أَدْفعْ ثمن الحلقةَ. |
| - Eric, yüzüğün parasını ben ödedim. | Open Subtitles | - إيريك، دَفعتُ ثمن الحلقةَ. |
| Alyansı sakladım, çünkü annenin affı benim için çok anlamlı. | Open Subtitles | أبقيتُ الحلقةَ لأن أمَّكِ . |
| Oh, tanrım, yüzüğe bak. | Open Subtitles | أوه، الله، لَيسَ الحلقةَ. |