| Gece boyunca çocukluk fobilerinle uğraşınca işte böyle oluyor. | Open Subtitles | ذلك الذي يَحْدثُ عندما تَسْهرُ طوال الليل تعمل خارج خوف الطفولةِ المرضي |
| Kendimi, sanki Jessica'nın bütün çocukluk dönemini kaçırmış gibi hissediyorum. | Open Subtitles | أَشْعرُ مثل أنا تَغيّبتُ عن جيسيكا كامل الطفولةِ. |
| Tabi ki, çocukluk obezitesi bizi bu hale getirdi, şişman artık kullanmak istediğimiz bir imaj değil. | Open Subtitles | بالطبع، بسمنةِ الطفولةِ تُقدّرُ الطريقَ هم اليوم، دهن لَيسَ صورةً نُريدُ التَرويج لأكثر. |
| "O", Anne-Marie'nin evinde çocukluktan izler taşıyan yoğun keşiflerde bulundu. | Open Subtitles | أو وَجدتَ في بيتِ آن ماري وضعها كانت متوترة مِنْ الطفولةِ |
| "İnsan aklı, çocukluktan yaşlılığa kadar durmadan gelişir." | Open Subtitles | "أي عقل رجلِ، مِنْ الطفولةِ إلى الشيخوخةِ، أَبَداً توقّفاتُ تَنْمو." |
| "İnsan aklı, çocukluktan yaşlılığa kadar durmadan gelişir." | Open Subtitles | "أي عقل رجلِ، مِنْ الطفولةِ إلى الشيخوخةِ، أَبَداً توقّفاتُ تَنْمو." |
| O benim çocukluk aşkımdı. | Open Subtitles | نحن كُنّا نعرف بعضنا منذ الطفولةِ |
| Uçmak çocukluk hayalimdi. | Open Subtitles | طَيَرَاْن كَانَ حلم الطفولةِ. |
| Uçmak çocukluk hayalimdi. | Open Subtitles | طَيَرَاْن كَانَ حلم الطفولةِ. |