| Bir saat önce bıraktım. Üzülecek mi sanki? | Open Subtitles | اوصلتها قبل ساعة سوف تندم على تفويت الحلفة |
| Dün gece yemekten sonra onu evine bıraktım ve sadece nazikçe bileğini öptüm. | Open Subtitles | الليلة الماضية بعد العشاء اوصلتها إلى منزلها مع فقط |
| Seninle görüşmesi için bıraktım. Ve onu, bir an olsun aklımdan çıkaramadım. | Open Subtitles | اوصلتها لتراك ولم اتوقف عن التفكير في الامر |
| Yok, onu bir saat önce havaalanına bıraktım. | Open Subtitles | لا ، اوصلتها إلى المطار |
| Maya onu okuldan evine birkaç kez arabayla bırakmış. | Open Subtitles | مايا اوصلتها من المدرسة للمنزل عدة مرات, |
| - Ben asla onu evde yalnız başına bırakmadım. | Open Subtitles | لم يسبق لي ان اوصلتها الى منزلها بالتحديد |
| onu işten eve bırakıyordum, tamam mı? | Open Subtitles | لقد اوصلتها من العمل الى المنزل اردت ان ترينى القطة التى تربيها |
| Eğer endişesinde haklıysa bu kişi, sen dün onu kendi evine götürürken de takip etmiş olabilir. | Open Subtitles | القلق إذا كان كلامها صحيح ومن كان يبدو انه يلحقها عندما اوصلتها الى بيتك في ذلك اليوم |
| Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı. "Anne, uçağa binme" diye ağladı. | TED | وقامت ابنتي ذات الثلاث سنوات عندما اوصلتها الى الروضة، بالتعلق برجلي، باكية "امي ارجوكي لا تسافري بالطائرة" |