| Güzel, beyaz bayanlar birini baştan çıkardığında, yardım çağırmak lazım. | Open Subtitles | عندما تقوم نساء جميلات بيضاوات بإغراء شخصا ما فإنه يستغيث طالبا المساعده |
| Ayrıca çünkü ikiniz de beyaz kadınlarsınız. | Open Subtitles | وايضا لانكما انتم الاثنين نساء بيضاوات البشره |
| Sen bunca zamandır beyaz bir kadınla yaşarken her şey yolunda. | Open Subtitles | إذن فأنت يحق لك العيش مع ...نساء بيضاوات طوال هذه السنوات |
| Uc beyaz cadi,3 swatch saate bakiyor | Open Subtitles | ثلاث ساحرات بيضاوات شاهدوا ثلاث ساعات سواتش |
| Başlangıçta 20'lerindeki beyaz ve sarışın bayanları hedef almıştı ancak kurban havuzunu genişletti. | Open Subtitles | بالبداية إستهدف نساء بيضاوات شقراوات في العشرينات لكنه يوسع مجموعة ضحاياه |
| - Koca Mike kendine beyaz memeler bulmuş. | Open Subtitles | مايك الضخم لديه حبيبات بيضاوات |
| beyaz kadın yağıyor! | Open Subtitles | إنها تمطر نساء بيضاوات |
| beyaz kızları olsun istemiş, biz annemize çekmişiz. | Open Subtitles | كانت تريد بنات بيضاوات لكننا (طلعنا) سمراوات عليها |
| beyaz sürtük yemiyorum. Ben beyaz sürtük yemem. | Open Subtitles | لن أأكل عاهرات بيضاوات |
| Çatlak beyaz kızlar. | Open Subtitles | فتيات بيضاوات مجنونات |