| Ölmeden önce mülkü terk ettiğinden emin ol. | Open Subtitles | تأكّد أن ترميه خـارجَ المنزل قبل أن يلفظ نفسهُ الأخير |
| Yarın gece de trafiğe yakalanmayacağınızdan emin ol. | Open Subtitles | تأكّد أن لا تعلق بأيّ زحمة مروريّة ليلة الغد. |
| bugun sinifta yerini alacagindan emin ol. | Open Subtitles | و تأكّد أن تأخذ مؤخرتك الى الفصل اليوم |
| Biz olmadığımız takdirde Gather'ın hiçbir işe yaramadığını hatırladıklarından emin ol. | Open Subtitles | تأكّد أن يتذكّروا... أن المعلومة التي اكتشفوا، عديمة الفائدة إلا أنهم يملكوننا نحن، لنجعل لها معنى |
| - Otelin arkada göründügüne emin ol. | Open Subtitles | تأكّد أن يكون الفندق في الخلفية |
| Kimsenin seni takip etmediğinden emin ol. | Open Subtitles | تأكّد أن لا أحد يتبعك. |
| Seni kimsenin takip etmediğine emin ol. | Open Subtitles | تأكّد أن لا أحد يتبعك. |
| Herhangi bir şeyi gözden kaçırmadığından emin ol. | Open Subtitles | تأكّد أن لا تنسى أيّ شئ |
| Danielli, sistemleri kontrol et. Geminin güvenli olduğundan emin ol. | Open Subtitles | (دانيال) ، تفقد النظام تأكّد أن السفينة مأمنة |
| Olduğunu iddia ettiği kişi olduğundan emin ol. | Open Subtitles | تأكّد أن تكون من تدّعي |
| Sadece odaktan çıkmadığına emin ol, Jenkins. | Open Subtitles | فقط تأكّد أن ذلك (يبقى في التركيز، (جينكنز |
| New York Departmanı'nda Corwin'in ölümü üzerine açılan soruşturmanın sonunun hiçbir yere çıkmayacağından emin ol. | Open Subtitles | تحقيق شرطة (نيويورك) في وفاة (كوروين) تأكّد أن يصل إلى طريق مسدود. |
| Uçakta olduğundan emin ol. | Open Subtitles | .تأكّد أن تكون على متنها |