| Sen olduğunu düşündüm ve kürklü palton- ama emin olamadım. Beni tanımadın mı? | Open Subtitles | لقد ظننت أنه أنت أو معطفك الفراء و لكني لم أكن متأكداً ، ألم تتعرف علي ؟ |
| Amit, onları tanıyor musun? Daha önce gördün mü? | Open Subtitles | هَلّ بالإمكان أَنْ تتعرف على أولئك الرجال الثلاثة الذين رَأيـــتهم؟ |
| Seni tanımak için daha günlük bir şekilde seninle bu akşam buluşmak istiyor. | Open Subtitles | إنها تريدك أن تلتقي بها الليلة في بيئة عفوية أكثر حتى تتعرف عليكِ |
| tanıdın mı oradan birini? | Open Subtitles | هل تستطيع أن تتعرف على أي أحد في الصورة؟ |
| Kız için de çok zor oldu. Adamı teşhis etmek zorundaydı. | Open Subtitles | ولقد كان من الصعب جدا عليها كان عليها أن تتعرف عليه |
| Aile, cesedin fotoğraflarını tanımadı veya öyle söylediler. | Open Subtitles | العائلة لم تتعرف على صور الجثة، أو هذا ما يقولونه هم |
| Öz kardeşini tanımıyor musun? | Open Subtitles | هل مضى وقتٌ طويل بحيث لم تتعرف على أخيكَ؟ |
| Fritz Wendel ile tanışmanı istiyorum, Berlin'deki en eski dostum. | Open Subtitles | اسمع, أريدك أن تتعرف علي فريتز ويندل صديقي القديم في برلين بكل تأكيد |
| Dün sana yolda sana rastladım ama sen beni tanımadın bile. | Open Subtitles | لقد مررت بجانبك على الطريق البارحة، ولم تتعرف عليّ |
| Görüşüne saygı duymakla birlikte, sanki beni tanımadın ben "merhaba" dedim ve tokalaşmak için yöneldim sonra sen yanaştın ve beni başta tanımadığın için utanarak olayı abarttın ve çok sıkı sarıldın. | Open Subtitles | مع فائق الاحترام، يحدوني انطباع أنك لم تتعرف عليّ فألقيت التحية، ثم مديت يدي ولأنك كنت جد محرج |
| Bu oturan insanları tanıyor musun? | Open Subtitles | وهؤلاء الناس الجالسون هنا هل تتعرف على أى منهم؟ |
| Rus Büyükelçisini tanıyor olmalısın. | Open Subtitles | حسناً، يتوجب عليك أن تتعرف على السفير الروسي. |
| Kültürümü tanımak istiyorsanız köpeği masadan uzaklaştırın. | Open Subtitles | لو تريد ان تتعرف على ثقافتى انزلُ الكلبَ مِنْ المنضدةِ. |
| Size yeni ücret tanımak olması gerekmiyor muydu? | Open Subtitles | ألا يفترض بك أن تكون تتعرف على الساحرة الجديدة ؟ |
| Oğlunu tanıdın mı? | Open Subtitles | هل تتعرف على إبنك خلف المقود ؟ |
| Bu genç kadını tanıdın mı? | Open Subtitles | هل تتعرف على هذة المرأة الشابة ؟ |
| Neden beni teşhis etmesi için o kızı da getirmiyorsunuz? | Open Subtitles | لماذا لا تحضر الفتاة هنا حتى تتعرف عليّ ؟ |
| O gün annemi aradım. O... Başta beni tanımadı. | Open Subtitles | لقد إتصلت بأمي و لم تتعرف علي إنها حتى لا تتصل بي في عيد ميلادي |
| Daha onu tanımıyorsun bile. O da seni tanımıyor. | Open Subtitles | أنت لم تتعرف عليها حتى الآن وهي ايضا لا تعرفك .. |
| Craig, yaşlı şekerimle tanışmanı istiyorum. | Open Subtitles | كريج، أُريدُك أَنْ تتعرف على سيدتي الكبيرة السنّ شوغا. |
| Burada elimde iki sistem var, matrixvari ve korkutucu görünümüyle bir saldırgan ve bir kurban, ev veya iş bilgisayarınızdan tanıdık gelebilir. | TED | لدي هنا نظامين، مخترق، جعلت شكله مخيف، و ضحية، ربما تتعرف عليه من المنزل أو العمل. |
| Fakat o gece onu tanıyamadın, Sean. | Open Subtitles | ولكنك لم تتعرف عليه من تلك الليلة , شون. |
| Bu adamı tanımaya çalış: Leon Sprague. | Open Subtitles | يجب أن تتعرف بهذا الرجل إسمه ليون سبرانج |
| Filmin yapımcısı, R.F. Simpson'la tanış. | Open Subtitles | اريد ان تتعرف على منتج الفيلم ر.ف سمبوسون. |
| Daha iyi tanıyana kadar yabancılardan çekinirler. | Open Subtitles | فهي تخجل من الغرباء حتى تتعرف عليهم جيداً |
| - Şaka yapıyor. Onu daha iyi tanıyınca çok sevecek. | Open Subtitles | سيعجبها كثيراً بعد أن تتعرف عليه بصورة أفضل |
| Bugün tanımanız gereken birine gördünüz ama tanımadınız. | Open Subtitles | لم تكن واثقاً إن كنت تعرفه ومع ذلك لم تتعرف عليه |