| Ama Ruslan Denisov ile pazarlık yapmayacaksınız ve benimle de pazarlık yapmayacaksınız. | Open Subtitles | ولكنك لن تتفاوض مع رسلان دينيسوف ، وأنك لن يتم التفاوض معي. |
| Sorgulama izninin mahalleliyle pazarlık edilmesi gereken tek yer burası. | Open Subtitles | المكان الوحيد في البلاد الذي يجب أن تتفاوض مع أهله قبل أن تقوم بخدمته |
| Birleşik Devletler Hükümeti teröristlerle pazarlık yapmaz, bunu biliyorsun. | Open Subtitles | إن حـــكومة الولايات المتحدة الأمريكية .. لا تتفاوض مع الإرهابيين , وأنت تعلم هذا |
| -Öyle bir şey olmaz. ABD, teröristlerle pazarlık etmediği için mi? | Open Subtitles | هذا لن يحدث - لأن أمريكا لا تتفاوض مع الإرهابيين - |
| Özetlemek gerekirse tek bir anlama geliyor: Teröristlerle müzakere yapmayın. | TED | حسنا للتلخيص، فإنه يتلخص في أمر واحد: لا تتفاوض مع الإرهابيين. |
| Polisler, kaçan mahkumla rehine için pazarlık ediyorlar. | Open Subtitles | الشرطة تتفاوض مع المجرم الهارب حيال الرهينة |
| - Amerikan Hükumeti teröristlerle pazarlık yapmaz. | Open Subtitles | إن حكومة الولايات المتحده لا تتفاوض مع الإرهابيين |
| Amerika Birleşik Devletleri teröristlerle pazarlık yapmaz. | Open Subtitles | الولايات المتحدة الأمريكية لا تتفاوض مع الإرهابيين |
| ABD teröristlerle pazarlık yapmaz. | Open Subtitles | الولايات المتحدة لن تتفاوض مع الإرهابيين |
| Eğer halletmezsek kendini gelecek bahara başka biriyle pazarlık yaparken bulursun. | Open Subtitles | اذا لم نتمم الصفقة ستجد نفسك تتفاوض مع شخص آخر في فصل الربيع القادم |
| Birleşik Devletler, teröristlerle pazarlık yapmaz. | Open Subtitles | - أنا لن أقوم بذلك الولايات المتحدة لا تتفاوض مع الإرهابيين |
| Birleşmiş milletlerin politikası gereği, Teroristlerle pazarlık etmeyiz. | Open Subtitles | -سياسة الأمم المتحدة هي الا تتفاوض مع الأرهابيين |
| Eğer Rusların anladığı tek bir şey varsa oda güçtür, kuvvettir, güçlü bir pozisyonda değilsen asla Ruslarla pazarlık ya da anlaşma yapmamalısın demişti." | Open Subtitles | لا يفهمون سوى أمرٌ واحد وهو هذه القوة، وهذا البأس فيجب عليك ألا تتعامل أو تتفاوض "مع الروس دون أن تملك موقف قوة |
| Arkamdan, Decuyper'le pazarlık mı ediyorsun? | Open Subtitles | هل تتفاوض مع دي كاوبر من وراء ظهري ؟ |
| ABD teröristlerle pazarlık yapmaz. | Open Subtitles | الولايات المتحدة" لن تتفاوض مع الإرهابيين" |
| Hükümet teröristlerle pazarlık yapmaz... | Open Subtitles | الحكومة لن تتفاوض مع الإرهابيين |
| Anlaşılıyor ki Torbin Salvi, hükümetimizin teröristlerle pazarlık yapmadığını bilmiyor. | Open Subtitles | بالتأكيد،"توربين سولفي" يعرف أن حومتنا لا تتفاوض مع الإرهابيين |
| Üzgünüm. Pakistan, teröristlerle pazarlık yapmaz. | Open Subtitles | انا اسف باكستان لا تتفاوض مع الارهابين |
| Hükümet teröristle müzakere etmez. - Teslim ol. | Open Subtitles | الحكومة لا تتفاوض مع الإرهابيين ، لذا إستسلام |
| Belki de bunu şeriflerle müzakere etmelisin. | Open Subtitles | مارأيك أن تتفاوض مع الشريف؟ |
| Çin daha önce Jack Barker'la müzakere etmedi. | Open Subtitles | من الواضح أن الصين لم تتفاوض مع (جاك باركر) |