| Dışarıda hayat akıyor ve kendimi burada çok işe yaramaz hissediyorum. | Open Subtitles | الأمور تجري في الخارج وأشعر أنني بلا فائدة هنا |
| Dışarıda hayat akıyor ve kendimi burada çok işe yaramaz hissediyorum. | Open Subtitles | الصحافة الأجنبية تحتفي بالإنجازات الأمور تجري في الخارج وأشعر أنني بلا فائدة هنا |
| Damarlarıdan bir buçuk yıllık şeker akıyor. | Open Subtitles | لذاك الفتى حلوى تكفي لسنة ونصف تجري في أوردته |
| Bu ufaklığın damarlarında avcı kanı akıyor. | Open Subtitles | هذا الرجل الصغير يملك دماء الصياد التي تجري في عروقه. |
| Bir milyon ilmiğin hafızası damarlarında akıyor. | Open Subtitles | ذاكرة المليون غرزة تجري في عروقك |
| Damarlarımızda Normandiya kanı akıyor! | Open Subtitles | دماء النورمانديين تجري في عروقنا |
| Araştırmalarımızın her bir onsu damarlarında akıyor. | Open Subtitles | كل ذرة من أبحاثنا تجري في عروقه الآن. |
| Lima'daki diğer zavallıların aksine, bedeninde yüksek kalite üstün Puckerman testosteronu akıyor. | Open Subtitles | ،على عكس أولئك الفاشلين في لايما (لديك تأتير عالي لعائلة الـ(باكرمان .التي تجري في تلك الأروقة أولا |
| Onun Karanlık gücü kanımızda akıyor. | Open Subtitles | قواها المظلمة تجري في عروقنا |
| Çünkü damarlarında sizin kanınız akıyor. | Open Subtitles | لأن دمائك تجري في عروقه. |
| Savaş hala kanında akıyor. | Open Subtitles | لا تزال الحرب تجري في دمه |
| Emma'nın damarlarında oğlumun kanı akıyor. | Open Subtitles | إن دماء ولدي تجري في عروق (إيما) |