| Bir müzisyen olarak böyle çalmaya Utanmıyor musun? ! | Open Subtitles | الا تخجلين من نفسكِ كموسيقيه ان تعزفي بهذه الطريقه؟ |
| "Parlayan gözünü yana çevirip dedi ki, Utanmıyor musun, seni gidi uykucu?" | Open Subtitles | "رمق بعينه البراقة وقال ألا تخجلين ياذات الرأس الناعس؟" |
| Vücudundan utanıyor olman herkesin utanması gerektiği anlamına gelmiyor. | Open Subtitles | فقط لأنك تخجلين من جسدك هذا لا يعني أن الجميع يجب عليهم هذا |
| Eğer bir yerin fena şekilde acırsa, ...o zaman ağlamak utanılacak bir şey değildir. | Open Subtitles | أنت مرهقة كما لو أنكِ آذيتي بشكل سيئ في مكان ما لذا فإن البكاء ليس شيئا تخجلين منه |
| -Anlamıyorum Marie, niye utanıyorsun? | Open Subtitles | أنا لا افهم ماري ما الذي تخجلين منه؟ |
| Terapistimin ofisinde. Hiç utanman yok mu senin? | Open Subtitles | في مكتب طبيبي المعالج ألستِ تخجلين ؟ |
| Ne yani, henüz utanma bölümüne geçmedin mi? | Open Subtitles | ماذا، لذا أنتى لن تصلى الى الجزءِ الذى تخجلين فيه على الرغم من ذلك؟ |
| Ama yine de devam ediyorsun, hiç utanmadın mı? | Open Subtitles | ألا تخجلين من نفسك و أنتِ تتصرفين هكذا ؟ |
| Bunun yürümesi için tek yol bana kendini her yönünle göstermen bunlar Utandığın şeyler bile olsa. | Open Subtitles | ولكن الطريقة الوحيدة لإنجاح الأمر هو أن تظهري لي كل جوانبك حتى الجوانب التي تخجلين منها |
| Bak, utanacağın hiç bişey yok. Tanrı'nın sana verdiği bu bedenle gurur duyabilirsin. | Open Subtitles | لا يوجد ما تخجلين منه كوني فخورة بجسدك |
| "Parlayan gözünü yana çevirip dedi ki, Utanmıyor musun, seni gidi uykucu?" | Open Subtitles | "رمق بعينه البراقة وقال، ألا تخجلين ياذات الرأس الناعس؟" |
| Utanmıyor musun? | Open Subtitles | ألا تخجلين من نفسك؟ |
| Sen hiç Utanmıyor musun? | Open Subtitles | ألا تخجلين من نفسك؟ |
| Yoksa benimle toplumda görülmekten utanıyor musun? | Open Subtitles | أم أنكِ تخجلين ان تشاهدي علنا برفقتي ؟ |
| Benden utanıyor muydun? | Open Subtitles | هل كنتِ تخجلين مني ؟ |
| Benden utanıyor olmalısın. | Open Subtitles | أنتِ تخجلين مني؟ |
| Birisinden hoşlanmak utanılacak bir şey değil. | Open Subtitles | اسمعي أن تكوني معجبة ليس أمرا تخجلين منه |
| - Martinez beni uyarmadı. - Bunda utanılacak bir şey yok. | Open Subtitles | أنا لست مثارة جنسياً من قبل مارتينيز حسناً ، ليس هناك شيء تخجلين منه |
| utanılacak bir şey değil bu, ama nasıl kontrol edeceğini öğrenmen gerek. | Open Subtitles | لا شيء تخجلين منه لكنه شيء تحتاجين معرفة كيف تتحكمين بها |
| Bunlardan utanıyorsun çünkü... bu şekilde ünlü zengin Riya Saran'ın kocasına benzemeyeceğim. | Open Subtitles | تخجلين لأنني لن أكون في هذه الملابس ! لن أبدو زوج ريا ساران الغنية |
| Ne zamandan beri seksten utanıyorsun sen? | Open Subtitles | حسناً، منذ متى وأنت تخجلين من الجنس؟ |
| Hiç utanman yok mu senin? | Open Subtitles | ألا تخجلين ؟ - ماذا ؟ |
| - Hiç utanman yok, değil mi Jennifer? | Open Subtitles | ألا تخجلين من نفسِك، (جينيفر)؟ |
| utanma. Sadece romantik kişiler böyle hediyeler alır. | Open Subtitles | لا تخجلين الرومانسيون فقط يهدون مثل هذه |
| -Sana ne demeli? Aptal Lelle'yle bile yatağa girmeye utanmadın mı hiç? | Open Subtitles | ألا تخجلين من ذهابك إلى الفراش مع ليلي؟ |
| Utandığın zaman ne kadar güzel oluyorsun. | Open Subtitles | كم تبدين جميلة ! عندما تخجلين |
| Takıl bana ve yıllarca utanacağın şeyler yap! | Open Subtitles | وستقومين بأشياء تخجلين منها لسنوات |