| Kimse bu amina koydugum belgelerden bahsetmedigi icin kredim mahvoldu. | Open Subtitles | إنظروا, ائتماني تدمّر بسببِ أن لمْ يُخبرني أحدٌ عن الأوراقِ اللعينة. |
| Eğer kan konusunda haklılarsa, immün sistemini bir hiç uğruna mahvediyor olacaksın. | Open Subtitles | وإن كانوا محقّين بشأن الدم فسوف تدمّر جهازه المناعي بلا داعٍ |
| Ve bu süreçte yerinde bırakılması gereken şeyleri kurcalayarak, başka herkesinkin hayatını mahvediyorsun. | Open Subtitles | و لكنك تدمّر الجميع في العملية إثارة الأشياء التي يفترض أن تبقى في مكانها متى سوف تكتفي , بن؟ |
| "Beni kurtarmak için başkalarının hayatını mahvetmene göz yumamam." | Open Subtitles | {\cH020211\3cHCE85DF\4cH3738FD} لا أستطيع أن أترككَ تدمّر حياة شخص آخر لكي تُنقذ حياتي. |
| Yörüngeler, bir yıldızı bile yok etme gücüne sahiptirler. | Open Subtitles | بوسع المدارات حتى أن تدمّر نجومًا بأكملها |
| Hayatın mahvolmuş değil ki. Sadece yeniden yaşamanı ve hayatını ışıldatmayı bekliyor. | Open Subtitles | مهلاً، لم تدمّر حياتكِ إنما بانتظارك لتعودي إليها وتلمعيها |
| Onu görmeye devam edemezsin. Seni yok ediyor. | Open Subtitles | لا يمكنه مواصلة الحلاقة لك، أنت تدمّر نفسك |
| Ben Orb'u getireceğim. Sen de benim için Xandar'ı yok edeceksin. | Open Subtitles | أجلب الكرة لك، وأنتَ تدمّر "زاندار" مِنْ أجلي |
| Başka ne mahvoldu biliyorsun. | Open Subtitles | حقاً؟ حسناً، أتعرفين ما تدمّر أيضاً؟ |
| Hayatın mahvoldu. | Open Subtitles | سوف تدمّر حياتك. |
| - Darbe! Hayalim mahvoldu! | Open Subtitles | -العمليّة، تدمّر حُلمي . |
| Homeostazını, organ fonksiyonlarını mahvediyor. | Open Subtitles | إنها تدمّر استتبابك ووظائف أعضاءك لا |
| Onun DNA'sının olduğu yaratıklar Yeni New York'u mahvediyor. | Open Subtitles | المخلوقات التي تدمّر نيويورك) الجديدة لها حمضه النووي) |
| Julia hayatını mahvediyor. Bu yanlış. | Open Subtitles | (جوليا)، تدمّر حياتك هذا خاطئ. |
| Çocuk haklı. Hayatını mahvediyorsun. | Open Subtitles | إنّ (كايت) محقة يا (براين) فأنتَ تدمّر حياتها |
| Hayatımı mahvediyorsun. | Open Subtitles | كي تدمّر حياتي. |
| Hayatımı mahvediyorsun! | Open Subtitles | أنت تدمّر حياتي! |
| Geri kalanını da senin mahvetmene izin veremem. | Open Subtitles | لن تدمّر بقية حياتي. |
| Kendini mahvetmene izin veremem./ Yüzbaşı! | Open Subtitles | -لا أستطيع أن أترككَ تدمّر نفسك -أيُّها القائد ! |
| Sana karşı içimdeki son saygıyı da boş bahanelerle yok etme. | Open Subtitles | -لا تدمّر النقطة من الإحترام التي أكنها لك بعذر مقزز |
| Hayatın mahvolmuş değil. | Open Subtitles | -حياتك لم تدمّر |
| İki: Şu eğer-ise ödülleri genellikle yaratıcılığı yok ediyor. | TED | ثانياً: محفزات "إذا فسوف" تلك دائماً تدمّر الإبداع. |
| Ne yapacaksın, Dünya'yı mı yok edeceksin? | Open Subtitles | ماذا ستفعل، تدمّر العالم؟ |