| Bunu bozmak istemem ama, o oda benim egzersiz odam olacak. | Open Subtitles | أكره أن أقطع ذلك عليك ولكن الغرفة ستكون غرفة تمرينات لي |
| Eh, varsa yoksa egzersiz. Sadece yerden yere düşmekten ibaret. | Open Subtitles | إنها مجرد تمرينات للأصابع والسقوط على الأرض |
| Fakat sende egzersiz odası hakkında bir şey söylemedin. | Open Subtitles | حسناً، وأنتِ لم تقولي أي شيء عن غرفة تمرينات |
| Her sabah 15 dakika fazladan yoga egzersizi ile iyileştirmeye çalışıyorum. | Open Subtitles | أعالجه كل صباح بربع ساعة اضافي من تمرينات اليوغا. |
| Güzel antrenman ha? | Open Subtitles | تمرينات موفقة؟ |
| Bay Stamphill, bir mahkumun egzersiz süresinin, konuyla alakası olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | سيد ستامفيل ، لا أعتقد ان مدة تمرينات سجين ذات صِّلَةِ وَثِيقُه بِالمَوْضُوع |
| Bay Stamphill, bir mahkumun egzersiz süresinin konuyla alakası olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | سيد ستامفيل ، لا اعتقد ان مده تمرينات سجين ذات صِّلَه وَثِيقُه بِالمَوْضُوع |
| sen ne egzersiz yapıyorsun ne bal yiyorsun ne süt içiyorsun yorulursun tabi | Open Subtitles | أنت لا تؤدّ تمرينات ، ولا تتناول اللوز ولا الزبد أو اللبن |
| ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan. | Open Subtitles | لمرابطهم طوال اليوم، ولا تتلقى أي تمرينات. |
| Doğru besleniyor mu, düzenli egzersiz yapıyor mu, yeterince yürüyor mu bilmiyorum. | Open Subtitles | لا ادري اذا كانت تأكل بشكل صحيح؟ هل تحصل على تمرينات كافية؟ هل هي تتحرك كثيرا؟ |
| Sence Einstein görecelik teorisini karısının egzersiz odasında mı buldu? | Open Subtitles | (أتعتقد أن (آينشتاين إخترع نظريته النسبية في غرفة تمرينات زوجته؟ |
| Güzel şeyler yap, sıkı çalış, egzersiz yap, çok kötü kok. | Open Subtitles | عمل شاق، تمرينات... ، وستكون رائحتك كريهة |
| Güzel şeyler yap, sıkı çalış, egzersiz yap, çok kötü kok. | Open Subtitles | عمل شاق، تمرينات... ، وستكون رائحتك كريهة |
| Tabii ki yürüyebiliyorum. egzersiz dersi veriyordum. | Open Subtitles | بالطبع يمكنني المشي كنت أعلم صف تمرينات |
| Sen ve benim için egzersiz odası mesela. | Open Subtitles | مثل غرفة تمرينات لكي و لي |
| Mesela... onun bunu ne kadar sık yaptığı... zavallı çocuk, o içki alemi ve kusmaları aerobik egzersizi sanıyor olmalı. | Open Subtitles | مع أنها تردد دوما الطفله المسكينه تعتقد بان هذه هي البدايه وتتم الحرق في تمرينات الايروبيك. |
| Footbag* çalışmaları aslında harika bir kardiyovasküler egzersizi. | Open Subtitles | تُعد تمرينات للقدم وهي في الواقع رائعة للحفاظ على صحة القلب والأوعية الدموية |
| Vuruş egzersizi için teşekkürler ama güneş doğuyor. | Open Subtitles | أقدر لكم تمرينات الضرب بالعصا هذه، ولكن... ها هي الشمس تشرق |
| Muazzam antrenman. | Open Subtitles | تمرينات مذهلة |
| Seni hiç hareket etmen için çıkardılar mı? | Open Subtitles | هل سمحوا لك من قبل بأداء أى تمرينات ؟ |
| Betaları eğitmek için kullandıkları nesilden nesle geçen üç bacaklı sarmal denilen kutsal bir obje ile yapılan bir alıştırmaları vardı. | Open Subtitles | لقد تدربوا على تمرينات البيتا. وانتقل هذا التقليد لأجيال وأجيال وتضمّن إستخدام شئ مقدس يدعى "تريسكيلون". |
| Hatırla, ona odaklan... paniklersen nefes alma egzersizlerini yap. | Open Subtitles | حسناً الآن تذكر أن تبقى مركزاً إن بدأت ترتعب،أبدء تمرينات التنفس |