| - Merhaba, baba. - Keşke geleceğini bilseydik. | Open Subtitles | ـ تحياتى يا أبى ـ تمنيت أن نعلم مسبقاً أنك آتى |
| Keşke bize yardım edebilseydin, Wilfrid. Ama seni anlıyorum. | Open Subtitles | تمنيت أن تساعدنا يا ويلفريد و لكننى أتفهم ، انتبه لنفسك |
| Ofis dışında birbirimizi biraz daha iyi tanımalıyız diye umuyordum. | Open Subtitles | نعم، تمنيت أن نعرف بعضنا البعض افضل قليلاً خارج المكتب |
| Eğer Allah bana bir oğul bağışlasaydı, senin gibi olmasını isterdim. | Open Subtitles | اذا كان الله وهبنى ولدا لكنت تمنيت أن يكون مثلك |
| Size sonsuza kadar kapalı tutmak istediğim hayatımdan bir hikayeyi anlatma zamanı geldi. | Open Subtitles | حان وقت إخباركم حول جزء من حياتي تمنيت أن يبقى مغلقًا إلى الأبد |
| Hiçbir kuşkunuz olmasın, siz olmasını umduğum kişisiniz. | Open Subtitles | لا ترتكب خطأ بشأن هذا. أعتقد أنكَ الرجل الذي تمنيت أن تكونه. |
| Kısa süre sonra öldü. Keşke daha iyi davransaydım. | Open Subtitles | توفي في وقت قصير تمنيت أن أكون رقيقة في معاملتي |
| Çok üzgünüm Valentin. Keşke böyle olmasaydı. | Open Subtitles | أنا آسف يا فالنتين , لقد تمنيت أن لا يحدث ذلك |
| Senin düşlerinle dalga geçerdim ama Keşke şimdi burada olsaydın. | Open Subtitles | لقد إعتدت السخريه من رؤاكٍ ولكن لكم تمنيت أن تكونى هنا اليوم |
| İyi de madem seks suçlusu, Keşke saçları olsaydı diyorum. | Open Subtitles | أعلم ذلك, بما أنه معتدي جنسي أنا تمنيت أن لديه شعراً على رأسه |
| Keşke hepimiz edebilseydik ama tek şansımız var | Open Subtitles | كم تمنيت أن نتمكن من ذلك لكن، كلنا نحضى بفرصةٍ أخرى |
| Keşke Atlantis'e olan ilk yolculuğum bu kadar çaresiz şartlarda olmasaydı. | Open Subtitles | فقط تمنيت أن رحلتي الأولى لأتلانتس لم تكن في حدود هذه الظروف اليائسة |
| Sonra hastalandığında, yine benim suçumdu beni çağırmanı umuyordum. | Open Subtitles | تمنيت أن تناديني ولكنك لم تفعلي كنتُ أريدك بشدة |
| Bizi azarlayacağını umuyordum, ama öyle bir şey yapmadı ve bu durum günden güne daha az eğlenceli hale gelmişti. | Open Subtitles | تمنيت أن تتوقّف عن ذلك, لكنّها لم تفعل, وكانت المتعة تقل يومًا عن يوم. |
| Bu hafta sonu burada olmanı umuyordum o yüzden notu posta kutuna biraz erken bıraktım. | Open Subtitles | جيد تمنيت أن تكون هنا عطلة هذا الأسبوع لذا وضعت الخطاب فى صندوقك البريدى مبكراً اليوم |
| Her zaman o kadar hoş görünürdün ki, ben de güzel olmak isterdim. | Open Subtitles | كنتدائماتبدينرائعة، لذا فقد تمنيت أن أكون رائعة أنا أيضا |
| Adi herifler! Bir kereliğine iri yarı biri olmak isterdim. | Open Subtitles | أولئك الأوغاد تمنيت أن أكون كبيراً ولو لمرة واحدة |
| Ve burası sonsuza kadar mutlu bir şekilde yaşamak istediğim mekan. | Open Subtitles | وهذا هو المكان الذي تمنيت أن أعيش به بساعدة إلى الأبد |
| Sana benzeyen ama senden daha iyi olanını, senin her zaman olmanı istediğim gibi olanını ve az bir süreliğine ilk tanıştığımızda olduğun gibi. | Open Subtitles | رجلاً يشبهك لكن أفضل منك أى الرجل الذى لطالما تمنيت أن تكون مثله |
| Olduğumdan daha planlı olmayı umduğum için kendimi geçtiğimiz Şubat'ta aldığıma ikna ettiğim dolabımdaki kardan adamlı ambalaj kağıtları mı yoksa? | Open Subtitles | ورق الهدايا في خزانتي المرسوم عليه رجل الثلج الذي أقنعت نفسي أني إشتريته في فبراير لأني تمنيت أن منظمة أكثر مما أظن؟ |
| Daima şanslı olayı umdum, ki aşık olacağım kız peşinde servetiyle gelsin. | Open Subtitles | لطالما تمنيت أن أكون محظوظاً وأن تكون الفتاة التي أقع في حبها غنيّة أيضاً |
| Öldüğünü ummuştum. Aslında öldüğünü duymuştum ve doğru olduğunu ummuştum. | Open Subtitles | لقد تمنيت أن تكون ميت اقصد, انني سمعت انك ميت |
| Babanın değil senin ölmeni kaç kere diledim haberin yok. | Open Subtitles | أنت لا تعلم كم مرة تمنيت أن تكون أنت الميّت وليس هو |
| Küçükken hep zebra olmak istemişimdir. | Open Subtitles | عندما كنت صغيرا تمنيت أن أكون حمارا وحشيا |