| Şey, eğer böyle güzel bir kovboy şapkam olsa muhtemelen ben de çıkarmazdım. | Open Subtitles | حسناً ، لو كان لديّ قبعة راعي بقر جميلة كهذه ربما كنتُ لن أخلعها أيضاً |
| böyle güzel bir kız ölürse şansın yaver gider. | Open Subtitles | إذا اختفت فتاة جميلة كهذه فإن فرصك ستزداد |
| böyle güzel bir kadın için tekrar açılabilir. | Open Subtitles | وَلكن من الممكن أن يفتح مجددًّا لسيدة جميلة كهذه |
| Bu kadar güzel eşyaları olan yeni komşumuzu merak etmeye başlamıştım. | Open Subtitles | لقد تساءلت عن جيراننا الذين يمتلكون أشياءاً جميلة كهذه |
| Atlar... hiç bu kadar güzel atlar görmemiştim. | Open Subtitles | الخيل .. لم أرى من قبل خيولاَ جميلة كهذه |
| Öyle güzel bir gece ki, gölün ortasına kürek çekelim ve yüzmeye gidelim. | Open Subtitles | في ليلة جميلة كهذه .. علينا التنزه في وسط البحيرة |
| Böylesine şiddet dolu ve yıkıcı bir şeyden böylesine güzel ve yaratıcı bir sürecin elde edilmesi. | Open Subtitles | أن تحظون بعملية خلاّقة جميلة كهذه تنبثق من شئ بالغ العنف والتدمير |
| böyle güzel bir arabaya çarpıp nasıl giderim? | Open Subtitles | كيف يمكن أن اغادر بعد أن قمت بصدم سيارة جميلة كهذه ؟ |
| Birader, çok teşekkür ederim bana böyle güzel bir kız kardeş verdiğin için. | Open Subtitles | ... أخى، أشكرك جداً لإنك منحتنى أخت جميلة كهذه |
| bana böyle güzel bir kız kardeş verdiğin için sana teşekkür ederim. | Open Subtitles | لانك منحتنى اخت جميلة كهذه |
| Bu kadar güzel ezgiler çıkarabildiğini hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | لمْ أكن أعرف أنّها تصدر موسيقا جميلة كهذه. |
| Bu kadar güzel bir hediyeyi yargıca vermezdim zaten. | Open Subtitles | أنا لَنْ أَعطي القاضي هدية جميلة كهذه |
| Saçmalık! Gelin bu kadar güzel görünüyorsa bir şey olmaz. | Open Subtitles | ليس إن بدتّ العروس جميلة كهذه |
| Öyle güzel bir kadının bana da rehberlik yapmasını isterdim. | Open Subtitles | اتمنى ان أحصل على درسٍ من فتاة جميلة كهذه |
| böylesine güzel bir kadının hala boşta olmasına inanamıyorum. | Open Subtitles | لقد وافقت, لا أستطيع أن أصدق حظي.. بأنها كانت لا تزال متاحة... امرأة جميلة كهذه |
| - Lakin böylesine güzel bir eşin varken işim zor, değil mi? - Yarın gitmek hata. | Open Subtitles | و لكن مع زوجة جميلة كهذه سيكون الأمر صعبا - الذهاب غدا , تصرف خاطىء - |