| Gitme. Binalarını aramak için ismini bile bilmiyoruz daha. | Open Subtitles | لا تذهب ، نحن حتى لا نعلم إسمك لنبحث عن مبانيك |
| O helikopterin Güney Afrika hava sahasından çıkıp çıkmadığını bile bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن حتى لا نعلم أن المروحية قد نجحت بالعبور خارج مجال جنوب افريقيا الجوي |
| -Onun yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن حتى لا نعلم ما إذا كان حياً |
| Oraya gidebilecek miyiz onu bile bilmiyoruz | Open Subtitles | نحن حتى لا نعلم اذا كنا سنصل الى هناك |
| - nereye gideceğimizi dahi bilmiyoruz. - Yakında göğreniriz. | Open Subtitles | إننا حتى لا نعلم إلى أين سنذهب - سنعلم قريباً - |
| Peder Ferreira'nın hayatta olup olmadığını dahi bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن حتى لا نعلم إن كان الأب (فيريرا) على قيد الحياة أم ميت. |
| - Hayatta olduğunu bile bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن حتى لا نعلم اذا كانت لازالت حيه. |
| - Öyle biri var mı onu bile bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن حتى لا نعلم ان كان ذلك شخصاً حقيقي |
| O aptalın nerede olduğu bile bilmiyoruz! | Open Subtitles | نحن حتى لا نعلم أين نجد هذا الأحمق |
| Ona bulaşıp bulaşmadığını bile bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن حتى لا نعلم إذا ما كان مصاباً |
| Toshio'nun ne hissettiğini bile bilmiyoruz ki. | Open Subtitles | اننا حتى لا نعلم شعور توشيو |
| Dinle, Leland, elinde ne olduğunu bile bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن حتى لا نعلم مالذي يمتلكه. |
| Sıradan bir kafatası Philip. Aziz Adolphus'un olup olmadığını bile bilmiyoruz. | Open Subtitles | جمجمة ، إنها جمجمة ، (فيليب) نحن حتى لا نعلم إن كانت جمجمته |
| Neye benzediğini bile bilmiyoruz. | Open Subtitles | إنّنا حتى لا نعلم هيئته |