| Sanki ben, çocuğun kapıma dayanmasını mı planladım? | Open Subtitles | تعتقدي أنّي خطّطت ليجيئ الطفل على عتبتي ؟ |
| Harika, ama ben daha iyisini planladım. | Open Subtitles | لكنّك تعرف ما؟ حصلت على الشيء الأفضل خطّطت لنا |
| Aslında, onun için bir şeyler planladım. | Open Subtitles | في الواقع ، لقد خطّطت لشيء من أجله لاحقا |
| Herşeyi planladın değil mi? | Open Subtitles | أنت خطّطت لذلك؟ خدعتني، وخطّطت لهذا؟ |
| Tüm geleceğimi benim yerime planladın değil mi? | Open Subtitles | لقد خطّطت لمستقبلي بالكامل، أليس كذلك؟ |
| Sonra parkta, sen ve o çocuk hayatıma girdiniz ve planladığım herşeyi altüst ettiniz. | Open Subtitles | ومنذ يوم المتنزّه , وأنت وهذا الطّفل تقاطعون حياتي وتعبثون بكل شيئ خطّطت له |
| Bu şeyi itina ile planladığını söylemiştin! Şimdi bu şeyleri nasıl taşıyacağız? | Open Subtitles | قلت إنك خطّطت لهذه العملية بعناية، كيف سننقل القنبلتين الآن؟ |
| Daha önce, yalnızca kölecilere karşı kendinizi savunmanız için dövüşmeyi öğretmeyi planlamıştım. | Open Subtitles | - خطّطت فقط لتعليمكم كيف تدافعو عن أنفسكم ضدّ النخّاسين |
| Büyük şeylerin hepsi halloldu. Çünkü ben planladım. Her şey tıkırında. | Open Subtitles | أعني ، أنهيت جميع الأمور الكبيرة لأنّني خطّطت لهذا مسبقاً |
| Her şeyi planladım. Tünelden gideceğim. | Open Subtitles | لقد خطّطت لكل شيء، سأسلك النفق |
| Unutmazdım. Bir şey planladım. | Open Subtitles | حسناً, لن أنساه, لقد خطّطت للأمر كله. |
| Hepsini titizlikle planladım. Arkadaşlarımın yardımıyla. | Open Subtitles | لقد خطّطت لهذا بدقّة، "بقليل من المساعدة من أصدقائي". |
| - Bunları ben mi planladım sanıyorsun? | Open Subtitles | تعتقدين أنني خطّطت لكل هذا ؟ لا أعتقد |
| Hepsini sen planladın. | Open Subtitles | لقد خطّطت للأمر برمّته |
| Laurelle bir tatil planladın. Cheryl'i çıkar için kullandın. | Open Subtitles | لقد خطّطت لعطلة مع (لوين) لقد أخذت (شيريل) في رحلة |
| Evet, bugün de planladığım gibi geçmiyor zaten. | Open Subtitles | حسنًا، هذا اليوم لا يطرح بالضبط كيف خطّطت ذلك، حتى |
| planladığım gibi şehirde olamadım. | Open Subtitles | لم أنجح بالوصول للمدينة كما خطّطت |
| Gemine el koyduğum için üzgünüm Kaptan... ama korkarım planladığım şey için... | Open Subtitles | آسف على الاستيلاء على مركبتك أيّها القبطان لكنّي أخشى أنّ ما خطّطت له... |
| Doğum günüm için bir şey planladığını biliyorum ama diyordum ki acaba senin planladığın şeyi yapmadan önce Rebecca'nın evine gidip yemek yesek mi? | Open Subtitles | أعرف أنك قد خطّطت لشيء لعيد ميلادي. لكني كنت آمل... أنه يكون جيدًا لو قبل أن نذهب... |
| Herkes bu kaçışı senin planladığını söylüyor. Ne? | Open Subtitles | كُلّ شخص يقول أنّك خطّطت الهروب |
| Tüm geleceğimi planlamıştım ve çok mutluydum. | Open Subtitles | لقد خطّطت لمستقبلي كلّه، وكنت سعيدة. |
| Marcus'u bulup bir çocuk olarak geri getirmeyi ve kimseye zarar vermeden önce onu öldürmeyi planlamıştım. | Open Subtitles | (لقد خطّطت لإيجاد (ماركوس وإعادته في جسد طفل، ثم أقتله قبل أن يكون لديه القدرة للقيام بأي ضرر |