| Peki ya komşularıyla bir husumet, parasal anlaşmazlık ya da ailenizin işleri battığında canı yanmış birileri olabilir mi? | Open Subtitles | ماذا عن خلافات مع الجيران أو نزاعات ماليّة، ربّما شخص شعر بالإحباط عندما فشلت تجارة عائلتكِ؟ |
| Jordan, geçmişte aramızda farklılıklar olduğunu biliyorum, ama bu ikimiz için de iyi. | Open Subtitles | جوردون ، أعرف أنه كانت بننا خلافات فى الماضى و لكن هذا جيد لكلانا |
| Tesla ve Westinghouse mühendisleri arasında çalışma frekansı konusunda ciddi anlaşmazlıklar vardı. | Open Subtitles | تيسلا مع مهندسي ويستنجهاوس دارت بينهم خلافات حول تردد التشغيل |
| Eski kavgalar ve gecikmiş faturalardan başka şeyler de var. | Open Subtitles | نحن أكثر من مجرد خلافات قديمة وفواتير متأخرة |
| Geçmişte ikimiz arasında sorunlar olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أعرف أنه كانت هناك خلافات كثيرة بيننا في الماضي |
| Ailemiz içindeki bu anlaşmazlıkları çözdüğümüz gibi tartışmalarımıza da bir son verebilirsek, | Open Subtitles | لو استطعنا حل خلافاتنا كما نفعل في خلافات هذه العائلة |
| anlaşmazlıklarımız vardı ama hep dost olmuştuk. | Open Subtitles | كانت بيننا خلافات ولكن جمعتنا الصداقة دائماً. |
| "Hükümet var olduğu sürece, görüş ayrılıkları olacaktır. | Open Subtitles | طالما هناك حكومة ستكون هناك خلافات في الرأي |
| İşte ki sorunlarımız halledilmeli, fakat eğer... | Open Subtitles | خلافات عملنا مازال عليها التسوية لكن لو .. |
| Bak, ikinizin anlaşamadığını biliyorum, tamam mı? | Open Subtitles | أوه, أستمعوا. أنا أعلم أنه كان لديكم خلافات, أنتم تعلمون |
| Size önceki seansta sıkıntı anlaşmazlık, hüsran ve korkularınızı yazıp bunları birden beşe kadar derecelendirmenizi istemiştim. | Open Subtitles | في آخر جلسة , طلبت منكم جميعكم لكتابة ضغوطاتكم كبيرة كانت ام صغيرة خلافات , غضب , مخاوف |
| Kocanız son zamanlarda biriyle tartışıp anlaşmazlık yaşadı mı? | Open Subtitles | هل كان لديه أي أتفاق أو خلافات شكوى من أي شخص آخر ؟ |
| Babanla bir anlaşmazlık yaşıyoruz ve baban gitti. | Open Subtitles | انا ووالدكِ لدينا خلافات وقد رحل |
| Brand, Perry'le evliliği için serbestlikler olduğunu, uzlaşmaz farklılıklar için dava açtığını söyledi. | Open Subtitles | العلامة التجارية يكسر نقابته مع بيري يسأل عن سبب الطلاق من خلافات لا يمكن حلها. |
| Sorun bizim inanç sistemlerimizde büyük farklılıklar olması. | Open Subtitles | لدينا خلافات أساسية في معتقداتنا |
| Hatırlayabildiğiniz anlaşmazlıklar var mı? Eski çalışanlarıyla. | Open Subtitles | هل كان هناك أيّة خلافات يمكنك أن تذكريها؟ |
| Arkadaşlarımdan biriydi. Bazı insanlarla yaşadığım anlaşmazlıklar var da.. | Open Subtitles | فقط بعضاً من أصدقائي الذين لديهم خلافات مع بعض الناس. |
| Aile içi kavgalar, röntgencilik, halka açık yerde sarhoşluk. | Open Subtitles | خلافات عائلية,مختلسي النظر، الثمالة و عدم الإنظباط. |
| Evet, büyük kavgalar. | Open Subtitles | أجل، خلافات كبيرة |
| Evet. İlişkimizde bazı sorunlar var da. | Open Subtitles | . اجل , هناك خلافات دائمة بيننا |
| Bu yüzden velayet anlaşmazlıkları, mahkeme emirleri ve iddalara bakmanı istiyorum. | Open Subtitles | لذا ابحثى عن خلافات عن الحضانة اوامر, ادعاءات |
| Eskiden anlaşmazlıklarımız olduğunu kabul ediyorum. | Open Subtitles | اعترف بأنه كانت بيننا خلافات في السابق |
| Son zamanlarda fikir ayrılıkları yaşıyoruz ama bana ne yapmam gerektiğini söylediğin günleri çok özledim. | Open Subtitles | أعلم أنّه كانت بيننا خلافات مُؤخراً، ولكنّي افتقدتُ حقاً الأيّام التي كنتِ تُخبريني بما عليّ فعله. أين المُتعقب؟ |
| - Geçmişte bazı sorunlarımız oldu biliyorum ama bunları geçmişte bırakmak istiyorum. | Open Subtitles | أنا أعرف كان لدينا لدينا خلافات في الماضي ولكن اود ان نتركها وراءنا ما هي الخدعة؟ |
| Rahatla, Luthorlar' la anlaşamadığını biliyorum... | Open Subtitles | -أعرف أن لديك خلافات مع آل "لوثر " |