| Bu döngüyü kırmak ve bu bebek için harika bir şeyler yapmak için elinde bir şansın var. | Open Subtitles | لديكِ الآن فرصةٌ لكسر هذه الحلقة لتقومي بشيءٍ رائعٍ لهذه الطفلة |
| Tüm hayatım boyunca harika seks maceraları için kadınlara yalan söylemek durumunda kaldım. | Open Subtitles | أعني، كلّ حياتي وأنا لم أكذب على امرأةٍ من أجلِ الحصول على جنسٍ رائعٍ. |
| harika ekip çalışması. | Open Subtitles | تمنعكَ من قيادة سيارة البورش ياله من فريقٍ رائعٍ ومتوافق |
| Seni hiç beklenmedik harika yerlere götürebilecek sapakların getirebileceği olasılıkları unut. | Open Subtitles | و انسى امكانية عمل ... انعطاف و الذي بامكانه أن يقودكِ إلى مكانِ رائعٍ غير متوقع |
| Sensiz harika gidiyorum. | Open Subtitles | فأنا أبلي بشكلٍ رائعٍ بدونك |
| Ne harika bir gün geçirdik annenle! | Open Subtitles | يا له من يومٍ رائعٍ مع أمّك. |
| Kate ile dün akşam harika vakit geçirdik. | Open Subtitles | أنا و(كايت) انتهى بنا المطاف بقضاء وقتٍ رائعٍ ليلة أمسٍ. |
| harika bir performanstı, Tate. | Open Subtitles | ياله من آداءٍ رائعٍ يا (تايت)! |
| - harika bir oyuncu. | Open Subtitles | -أنها تؤدي بشكل رائعٍ جداً |
| Vay canına Brian. harika gidiyorsun. | Open Subtitles | (براين)، أنت تقومُ بعملٍ رائعٍ هنا |