| Evet, Natalie benim eski oda arkadaşımın kuzeniymiş. | Open Subtitles | أجل .. وهل تدري ماذا ؟ ناتالي انها ابنة عم زميلي في الغرفة القديمة |
| Evet, Natalie benim eski oda arkadaşımın kuzeniymiş. | Open Subtitles | أجل .. وهل تدري ماذا ؟ ناتالي انها ابنة عم زميلي في الغرفة القديمة |
| Soru bir: İş arkadaşımla çıkmalı mıyım? | TED | إذاً، السؤال الأول: هل يجب أن أواعد زميلي في العمل؟ |
| Walter Mischel, Stanford'daki Meslektaşım, 14 sene sonra dönüp, bu değişik tipteki çocukların akibetini inceledi. | TED | والتر ميشيل، زميلي في ستانفورد، عاد بعد 14 عام. لمحاولة إكتشاف ما هو الشىء المختلف في هولاء الأطفال. |
| Üniversitedeki Ev arkadaşım milyon dolarlık bir fonu yönetirken ben burada Buck Howard'a Gary Coleman ve Polis Akademisi'ndeki adam için yardım ediyordum. | Open Subtitles | زميلي في الدراسة كان يدير صناديق ايداع أصحاب المليارات وانا هنا اساعد باك هوارد في معرضه الخيري بطولة غاري كولمان |
| Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşım 'Ne yapman gerekiyor, biliyor musun? | TED | وكنت في السجن أنتظر المحاكمة، وقال لي زميلي في الزنزانة، أتعلم ما يجب عليك أن تفعله؟ |
| Beni aldığın için teşekkürler dostum. - Hücre arkadaşımın salıverilmesini kaçırır mıydım? | Open Subtitles | ـ أشكرك لتوصيلي، يا أخي ـ الآن، هل تظن أنني سأنسى خروج زميلي في السجن؟ |
| Üniversitede ki oda arkadaşımın işinin yayıncılık olduğunu söylememiş miydim? | Open Subtitles | هل أخبرتُك عن زميلي في السكن أثناء الجامعة و الذي يعمل في مجال النشر ؟ |
| Bir soruşturunca satranç arkadaşımın kampta ben hariç herkes tarafından Bay Acı olarak tanındığını öğrendim. | Open Subtitles | أجريتُ تحقيقات، وإكتشفت أنّ زميلي في لعب الشطرنج يُعرف لدى الجميع سواي بـ"سيد الألم". |
| Üniversitedeki oda arkadaşımın da motosikleti vardı. | Open Subtitles | زميلي في الجامعة لديه دراجة نارية |
| Eğer tamamen dürüst olursam oda arkadaşımın kedisinden nefret ediyorum. | Open Subtitles | لإكونصريحتمامًا... انا اكره قطه زميلي في السكن |
| Ev arkadaşımla biraz iletişim kurmaya çalıştığım için kusuruma bakma. | Open Subtitles | اعذرني لمحاولتي التواصل قليلاً مع زميلي في السكن |
| Üniversite arkadaşımla yeni bir işe başladım. | Open Subtitles | انا بدات تجارة جديدة مع زميلي في الجامعة, |
| Çalışma programımı çoktan onaylayıp çadır arkadaşımla konuşmaya başladım bile. | Open Subtitles | قمت بالفعل بتسجيلها بقائمة أعمالي وراسلت زميلي في الخيمة |
| Meslektaşım bana iştirâk edecek, bu yüzden iki kişi olacağız. | Open Subtitles | سيرافقني زميلي في العمل, لذا سننتظر كلانا |
| O Barcelona'da Meslektaşım ile röportaj yaptı. | Open Subtitles | وقالت انها مجرد مقابلة مع زميلي في برشلونة. |
| Astrofizikle ilgilenen saygıdeğer Meslektaşım bana kahve borçlu olduğundan beri. | Open Subtitles | "منذ أن أصبح زميلي في "الفيزياء الفضائية مديناً لي بكأس قهوة بالحليب |
| Ev arkadaşım da böyle dedi. | Open Subtitles | هذا ما قالته زميلي في السكن. |
| Evet, evet, benim Ev arkadaşım. | Open Subtitles | أجل أجل, إنه زميلي في السكن |
| Beyefendi dostum ve Ev arkadaşım Dr. Leonard Hofstadter. | Open Subtitles | هذا صديقي و زميلي في السكن (د. (لينورد هوفستادر |
| hücre arkadaşım. hücre arkadaşım hasta. | Open Subtitles | زميلي في الزنزانة زميلي في الزنزانة مريض، إنه مريض جداً |
| Geceyi hücre arkadaşım Chabo'dan el sanatları öğrenerek geçirdim. | Open Subtitles | قضيت الليله و أنا أتعلم الحرف اليدوية من زميلي في الزنزانه (تشابو) |
| Derek Yeager, hapisten hücre arkadaşım. | Open Subtitles | - ديريك ييغر)، زميلي في السجن) - |