| Ayrıca kara borsa simsarı olarak da rol almış. | Open Subtitles | حتى أنه تصرف بوصفه سمسار في السوق السوداء |
| Eşimin kısa süre öncesine kadar başarılı bir borsacı olduğunu söylüyorum. | Open Subtitles | أنا فقط أَذْكرُ ذلك حتى مؤخراً زوجتي كَانتْ سمسار بورصة ناجحة. |
| Çete lideri bir aracı ve bir kadın bir de erkek ortağı var. | Open Subtitles | هناك سمسار يقود المجموعة مع شريك و شريكة |
| Birlikte yaşadığın adamın pezevenk olduğunu biliyorsun değil mi? | Open Subtitles | أنتي تعلمين أنكِ تعيشين مع سمسار نساء ,أليس كذلك؟ |
| Seni yılın pezevengi ilan ediyorum. | Open Subtitles | عليّ أن أطلق عليك سمسار الفاحشة لهذهِ السنة |
| Mohit, evet, biliyorum. Gelinin babasının sigorta komisyoncusu olduğunu biliyor muydun? | Open Subtitles | حسناً, هل تعلم أن والد العروس سمسار تأمين؟ |
| 2007'de, New Yorklu bir simsar, simsarları eğlendirmek için fahişe bulması gerektiğinden şirketi aleyhine bir dava açtı. | Open Subtitles | سمسار من نيو يورك رفع قضية ضد مؤسسته يزعم فيها أنه طلب منه استئجار عاهرات لتسلية العملاء |
| Antika tüccarı olmasaydım mı? Bir suçlu olmasaydın. | Open Subtitles | ماذا لو لم تكن سمسار تحف أنت لم تكن مجرما |
| Hayalet ya da bilet satıcısı olabilirsin. | Open Subtitles | يمكنك أن تؤدي دور الشبح أو سمسار اليانصيب |
| ...iki kez yılın emlakçısı ödülünü kazanmış... | Open Subtitles | الفائز لمرتين غير متتاليتين بجائزة سمسار العام |
| Bebeğim, ben emlakçıyım. Bu iş için lisansım var. | Open Subtitles | عزيزتي , إني سمسار عقاري , لدي رخصة بذلك |
| Bir güç simsarı. Yani, insanları tanır. | Open Subtitles | حسناً، على الأرجح هو سمسار بسوق الطاقة، أعني له صلات عديدة، |
| Krediyi açan, yıkıcı krediciden para alan mortgage simsarı onları dolandırdı. | Open Subtitles | و لقد أحتال عليهما سمسار الرهون و أرغمهما على دفع قرض قاس |
| Borsa simsarı olduğunu söyledi ve kuyumcu soyarken öldü. | Open Subtitles | ادعى انه سمسار بورصة وتوفي سرقة محل مجوهرات. |
| Takım elbise giyip, telefonla konuşan, borsacı rolü yapan maymunlar gibi. | Open Subtitles | فترتدي ملابس البشر وترفع سماعة الهاتف وتمثل دور سمسار في البورصة |
| İki yıI önce Celeste Wood'un borsacı eşi Jacob çalıştığı firmada vurularak öldürüldü. | Open Subtitles | زوجها سمسار البورصة جاكوب قتل في مذبحة داخل الشركة حيث يعمل |
| Neden küçük bir perakende aracı o tür bir yükü taşımaya çalışıyor? | Open Subtitles | لمَ يسعى سمسار مبيعات صغير إلى تحمل هذا القدر؟ |
| Evet... Belki de bir pezevenk edinmeliyiz, ne dersin? Carlos seni gerçekten beğeniyor. | Open Subtitles | يجب علينا ان نجد سمسار أعتقد انك تعجبين "كارلوس |
| - Evet, sonra pezevengi tarafından öldürüldü. | Open Subtitles | - وبعدها سمسار العهر خاصته قام بقتله - |
| Onun, ipotek komisyoncusu olduğuna hâlâ inanamıyorum. | Open Subtitles | ما زلت لا أصدق انه سمسار الرهن العقاري. |
| Bu adam, seninki adı Winston, Goldman'da simsar olarak çalışıyordu. Bir mil dahilinde yaşıyor. | Open Subtitles | هذا الرجل,من عندك,وينستون,سمسار في شركة غولدمان كان يعيش قريبا من هنا |
| Araba tüccarı senin olsun. | Open Subtitles | .كلا، تَخلي عن سمسار السيارات تحصلين على شريكك |
| Kurbanımızın elmas satıcısı olduğunu öğrenmek ilgini çekecek. | Open Subtitles | سوف يثيرك معرفة بأن ضحيتنا كان سمسار ألماس |
| Diğerlerine göre kendini en iyi arazi emlakçısı olarak görüyor. | Open Subtitles | يعتبر نفسه سمسار عقاري بين الكثير من الأشياء |
| İnanın bana, bayım. Saygın bir emlakçıyım ben. | Open Subtitles | صدقني سيدي انا سمسار عقاري محترم |
| emlak işinde olduğu için sunum konusunda bir şeyler biliyor. | Open Subtitles | لأنها سمسار عقارات فهي تعلم الكثير عن التقديم |
| Avukat ya da QC. Mümkün değil, bence Broker. | Open Subtitles | ــ محامٍ أو قاضٍ ــ مستحيل، إنّه سمسار بورصة |
| Biliyorum ancak bu gece emlakçıya uyan tek gece. | Open Subtitles | أعرف، لكن الليلة هي فقط الليلة الوحيدة التي تناسب سمسار العقارات. |