| Radyoloji bölümü, onu kısa süreliğine EMR çekmek için alacak. | Open Subtitles | طبيب الأشعة سيأخذه من أجل عمل رنين مغناطيسي له قريبا |
| Kocam onu fabrikada işe alacak. | Open Subtitles | زوجتي سيأخذه إلى الشركة التي يعمل بها |
| Amerika Birleşik Devletleri Başkanı gibi uyduruk bir ünvana sahip bir kişiyi kim ciddiye alır? | TED | ومن الذي سيأخذه بجدية إذا امتلك لقبا سخيفاً ضئيلاً مثل رئيس الولايات المتحدة الأمريكية؟ |
| Bırakın kendisi karar versin, eğer canı LSD almak isterse, alır. | Open Subtitles | لما لا تتركه يتخذ رأيه ان اراد اخذ ال اس دي سيأخذه |
| Ulusal güvenlik onu maksimum güvenliği olan binaya götürecek. | Open Subtitles | الحرس الوطنى سيأخذه إلى وسيلة حراسة مشددة |
| Radyoloji kısa bir süre M.R. için onu götürecek. | Open Subtitles | طبيب الأشعة سيأخذه من أجل عمل رنين مغناطيسي له قريبا |
| Onun deli olmadığını gördüğümde, alacağını biliyordum. | Open Subtitles | عندما رأيت بأنه ما كان مجنون، عرفت بأنه سيأخذه. |
| Dinle, sana her ne önerdiyse bunun on katını senden geri alacaktır. | Open Subtitles | أنظر , مهما كان ما تظن , أنك ستحصل عليه من هذا الرجل سيأخذه منك أضعاف مضاعفة |
| Bu binayı yapamazsak, banka bütün emeklerimizi alacak. | Open Subtitles | لكي أنهي هذا المبنى أو سيأخذه البنك |
| Hayır, nehir onu kendi rızasıyla alacak. | Open Subtitles | كلا، النهر سيأخذه من تلقاء نفسه |
| -Mars nasıl intikam alacak? | Open Subtitles | ما هو الثأر الذى سيأخذه مارس |
| Tombul onu senden alacak. | Open Subtitles | السمين سيأخذه منك |
| Sana Jack'den bir mesaj var. Virüsü satın aldıktan sonra, Jack virüsü ellerinden alacak. | Open Subtitles | الفيروس الذى سيشتروه, (جاك) سيأخذه منهما |
| Alacakları virüsü, Jack ellerinden alacak. | Open Subtitles | الفيروس الذى سيشتروه, (جاك) سيأخذه منهما |
| Boşluktan sana veririm. Sen almazsan gelip başkası alır. | Open Subtitles | حاولي الحصول عليه، سيأخذه أحدهم إن لم تأخذيه |
| Ucunu bize dokundurmaları üç dakikalarını alır. | Open Subtitles | . هو سيأخذه كله في ثلاث دقائق , ليرجع الينا مجدداً |
| Ama sakla, yoksa abim alır. | Open Subtitles | هذا لك. خبئيه والا سيأخذه أخي منك |
| Yarın, 9:00. Tek değişiklik - o'nu annesi yerine sürücü götürecek. | Open Subtitles | -غدا فى التاسعة صباحا، تغيير واحد فقط السائق سيأخذه بدلاً من أمه |
| Yarın, 9:00. Tek değişiklik - o'nu annesi yerine sürücü götürecek. | Open Subtitles | -غدا فى التاسعة صباحا، تغيير واحد فقط السائق سيأخذه بدلاً من أمه |
| Yani onu başkentlerden birine götürecek. | Open Subtitles | هذا يعني أنه سيأخذه إلى العاصمة |
| Parayı soruyor verdiğinde nasıl alacağını bilmiyor. | Open Subtitles | يطلب المال وعندما يأتيه لا يعرف كيف سيأخذه |
| Birine bütün zaman ve uzayı göstermeyi teklif et onu da alacaktır. | Open Subtitles | اعرض على شخص كل الزمن و الفضاء، و سيأخذه كذلك |
| Red Hook'daki evine götürecekmiş fakat haberleri görünce polise bildirmiş. | Open Subtitles | " كان سيأخذه للمنزل إلى " ريد هوك حتى رأى الأنباء وإتصل بالمقاطعة |