| Charles, Pentagon'dan Knight Endüstrisi için gelen bir fax var. | Open Subtitles | تشارلز ، هناك فاكس من وزارة الدفاع إنهم قد إكتفوا من العمل مع صناعات نايت |
| Hayır, annemden Tessa'nın Chatswin'de olduğunu söylediği bir fax aldım ve uçuşu iptal edip doğruca buraya geldim. | Open Subtitles | بلى انه صحيح لا حصلت على فاكس من والدتي تقول ان تيسا هنا في تشاتسون |
| Efendim, IG offisinden bir fax var. | Open Subtitles | سيدي، فاكس من مكتب المفتش العام. |
| Avukatından bir faks. Yasal olarak ona 450 metreden fazla yaklaşmanı istememiş. | Open Subtitles | في فاكس من محاميها، لم تردكِ أن تقتربي منها لمسافة 500 ياردة، |
| Avukatından gelen bir faks. Seni 500 metre civarında görmek istemiyormuş! | Open Subtitles | في فاكس من محاميها، لم ترد أن تقتربي منها لمسافة 500 ياردة، |
| - Bu sabah kızlardan birinin özgeçmişini göndermişler. - Ver bakayım. | Open Subtitles | لقد وصلني فاكس من إحدى بناتهن صباح اليوم |
| - Bu sabah kızlardan birinin özgeçmişini göndermişler. - Ver bakayım. | Open Subtitles | لقد وصلني فاكس من إحدى بناتهن صباح اليوم |
| Bu evden bir fax gönderildi. | Open Subtitles | تم إرسال فاكس من هذا البيت |
| Mm-Hmm. Hastane güvenliğinden şimdi bir faks geldi. | Open Subtitles | تلقيت رسالة فاكس من أمن المستشفى |
| Hayır. Bakın. Polonya'dan bir faks aldım. | Open Subtitles | كلاّ، أنظرو، وصلني فاكس من بولندا، |
| Allegheny Nakliyat'tan, Eddie Lind'den bir faks aldım. | Open Subtitles | وصلني فاكس من (إيدي لينج) شركة "أليجني" للنقل |
| Bu gece büroma Atlantic Sun gemicilikten son derece tuhaf bir faks geldi. | Open Subtitles | أتعلم؟ تلقى مكتبي أغرب فاكس من "رحلات (أتلانتك صن)" |