| Halkına ve partine yaptığın tek hizmet yalandan başka bir şey değil. | Open Subtitles | انت مجموعة من الأكاذيب التي على اساسها وعدت في خدمة الشعب والحزب |
| Point Place'de iyi insanlara hizmet etmekten her zaman mutluluk duydum. | Open Subtitles | لقد وجدت السعادة دائما في خدمة الناس الطيبين في هذا المكان |
| Ülkeye hizmet için evliliğimizi feda ettin ülkene hizmet için hayatını mahvettin kendi kızın için az bir şey feda edemez misin peki? | Open Subtitles | ضحيتَ بزواجنا في سبيل خدمة البلاد خلقت فوضى من حياتكِ في خدمة بلادك ألا تُضحي و لو بقليل من وقتكَ من أجل إبنتِك؟ |
| - Ben Shepherd'ın servisindeyim. | Open Subtitles | (كيبنر)؟ أنا في خدمة (شيبرد). (شيبرد) الجيد. |
| Özür dilerim ama bugün Bailey'nin servisindeyim ve size pek bayılmıyor. | Open Subtitles | آسفة، لكنني في خدمة (بيلي) اليوم، وهي ليست أكبر معجبيك. |
| Apophis'in hizmetindeyken pek çok şey yaptım. | Open Subtitles | عندما كنت في خدمة أبوفيس فعلت العديد من الاشياء |
| Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı. | TED | ووجود الغاية: الشوق لفعل ما نقوم به في خدمة شئ أكبر من أنفسنا. |
| Changshan'lı Zilong majestelerinin hizmetindedir. | Open Subtitles | زيلونغ من تشانغشان في خدمة جلالته |
| Ayrıca hizmet ederken ölenlerden kalanlar da bize iade edilecek. | Open Subtitles | وأيضاً بقايا من ماتوا في خدمة أبي يجب أن تعود |
| Öldürmeme sadece senin amaçlarına hizmet ettiği zaman izin verirsin. | Open Subtitles | ستدعيني اقتل فقط عندما يكون هذا في خدمة مصالحك الشخصية |
| Razan, 19 yaşında, bir mimari mühendislik öğrencisi olarak yaratıcılığını çevresindekilere hizmet etmek için kullandı. Mahallesindeki evsizlere bakım paketleri hazırlamak gibi projelerde çalıştı. | TED | رزان بعمر 19 استخدمت إبداعها كطالبة في الدراسة المعمارية في خدمة الناس الذين حولها تساعد في إنتاج مواد مساعدة للمشردين من ضمن مشاريع أخرى |
| hizmet etme isteğimiz kendi koşullarımızı da değiştirmemize yardım edebilir. | TED | يمكن لرغبتنا في خدمة الآخر أن تساعدنا بأن نغير ظروفنا الخاصة. |
| Sağlık hizmetlerinde örneğin, hastalara hizmet konusunda sadece doktorlara bel bağlamayız. | TED | ففي الرعاية الصحية مثلًا، لا نعتمد على الأطباء فقط في خدمة المرضى. |
| Diplomasiyi seviyorum. Kariyerim yok. Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum. | TED | أحب الدبلوماسية. ليست لدي مهنة. توقعت أن أمضي حياتي في العمل الدبلوماسي ، في خدمة بلدي. |
| Hazırlanmaya başlayın. - Bugün Dr. Bailey'nin servisindeyim. | Open Subtitles | استعدوا. أنا في خدمة د(بيلي) اليوم، و... |
| Hazırlanmaya başlayın. - Bugün Dr. Bailey'nin servisindeyim. | Open Subtitles | استعدوا. أنا في خدمة د(بيلي) اليوم، و... |
| Bugün Jackson'ın servisindeyim. | Open Subtitles | أنا في خدمة (جاكسون) اليوم. |
| Ben Apophis'in hizmetindeyken pek çok Jaffa Kawawn naqahdah madenlerinde bu şekilde öldürülmüştü. | Open Subtitles | بينما كنت في خدمة أبوفيس العديد من الجافا تم قتلهم بهذا الطريقة بينما كانوا يعملون في مناجم الناكودا في كاوان |
| Gawain Maddox kocanızın hizmetindeyken ölen cellattı. | Open Subtitles | كان جاوين مادوكس الجلاد قتلوا في خدمة لزوجك. |
| Gawain Maddox kocanızın hizmetindeyken ölen cellattı. | Open Subtitles | كان (جواين مادوكس) سيافًا وقد قُتل في خدمة زوجك |
| Çoğu Cronus ve Sokar'ın hizmetinde olanlardı, ama birinde Olokun'un işareti vardı. | Open Subtitles | أكثرهم كان في خدمة كرونوس وسوكار لكن أحدهم كان علية علامة ألوكون |
| Changshan'lı Pingan majestelerinin hizmetindedir. | Open Subtitles | بينغان من تشانغشان في خدمة جلالته |