| Sahaya o kadar yakın ki kendini aynı HD televizyonun önünde gibi hissediyorsun ve sen ve çalışanların yüzünden boşa gidiyorlardı. | Open Subtitles | قريبة جدا من الحدث كأنك جالسة أمام تلفزة عالية الجودة وتم إهدارها فيكِ أنتِ و زملائك في العمل |
| Peki, ama niye kurbanı karakola bu kadar yakın bir yere bıraktı? | Open Subtitles | حسنا لكن لم تركت الضحية قريبة جدا لقسم الشرطة؟ |
| Yine de Florida konusunda kesin bir şey söylemek için çok erken. | Open Subtitles | لحوالي 100.000 صوت فلوريدا , مرة اخرى , قريبة جدا من الاعلان في هذه اللحظة |
| Sana söylemiştim. Ateşe Çok yakındı. | Open Subtitles | لقد قلت لك ان ملابسك قريبة جدا من النار |
| Normandiyada, bir bomba çok yakında patladı. | Open Subtitles | ( نورماندي ) انفجرت صدفة قذيفه قريبة جدا لتريح |
| Biraz fazla yakın değil mi? Bir kaza falan olmasın da. | Open Subtitles | ألا تبدوا الألعاب النارية قريبة جدا من هنا ؟ |
| Çok yaklaşmıştım ama artık gitti. | Open Subtitles | هل كان لديك أي فكرة ما كنت أفعله كنت قريبة جدا والآن ترحلي |
| Hollanda'da Amsterdam'a çok yakın küçük bir kasabadaki bir mahalle. | TED | في حي في بلدة صغيرة قريبة جدا لأمستردام في هولندا |
| Kıçım yere sadece şekillendirici külodumu çıkarırken bu kadar yakın oluyor. | Open Subtitles | مؤخرتي تصبح قريبة جدا من الارض عندما اقوم باعادة ترتيب لباسي الداخلي |
| Bana sorarsan ayrıldıktan sonra hala bu kadar yakın olmanız çok hoş. | Open Subtitles | تعلمون، ماكس... ... هوجميلحقا الطريقة بقوا لكم اثنين قريبة جدا. |
| Kesin bir şey söylemenin hâlâ çok erken olduğu Florida ile başlayalım. | Open Subtitles | لنتحقق من فلوريدا , التي اصبحت قريبة جدا من الاعلان . |
| Erkekler. Erkekler için daha çok erken. | Open Subtitles | انهم أولاد , قريبة جدا للاولاد . |
| Çok yakındı, sanki 30 santim falan yakından geçti. | Open Subtitles | لقد كانت قريبة جدا. اعنى ! لقد كانت على بعد اقدام عن البيت |
| Yani, Çok yakındı. | Open Subtitles | أعني، وهذا هو فقط طريقة قريبة جدا. |
| çok yakında Binbaşı. Bu geçişte hedefi vurun ya da görev iptal. | Open Subtitles | قريبة جدا من الهدف |
| Kara Kapı, çok yakında. | Open Subtitles | "البوابة السوداء" قريبة جدا |
| Denizaltı fazla yakın. Vaktinde ulaşamayacağız. | Open Subtitles | الغواصة قريبة جدا لن نصل إلى البوابة في الوقت المناسب |
| - Evet. Orkestraya da fazla yakın değil. | Open Subtitles | انها ليست قريبة جدا من الأوركسترا. |
| Çok yaklaşmıştım. | Open Subtitles | أنا كنت قريبة جدا |
| Özür dilerim ama Çok yaklaşmıştım. | Open Subtitles | أنا آسف ، كنت قريبة جدا. |
| -Evet ama onu olay esnasında, araçtan başka bir yerde olmadığını gösterecek, kaza mahalline çok yakın bir yere yerleştirecek türden bir bilgiye ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نعم، ولكن نحن بحاجة الى شيء أن يضع لها على الساحة قريبة جدا من الوقت وقوع الحادث. شيء أن يقول لم يكن هناك مكان آخر |