| Ne kadar zamanınızın kaldığını bilmek insanı özgür kılar diye düşünürdüm. | Open Subtitles | كنت أظن أنه يحرر المرء معرفة كم تبقى لديه من وقت |
| Ben de ilişkisi yok diye düşünürdüm. | Open Subtitles | كنت أظن أنه لم يكن مناسبا |
| Ben onun biraz snop olduğunu düşündüm, bununla beraber çekici biriydi. | Open Subtitles | كنت أظن أنه متكبر قليلاً, لكنه كان جذاباً لحد ما. لا أدري إذا كنت هنا قد أخطأت؟ |
| Uzun süre bizden daha iyi biri olduğunu düşündüm. | Open Subtitles | لوقت طويل، كنت أظن أنه كان أفضل منا بطريقة ما. |
| Onun çok iyi biri olduğunu düşünüyordum nazik ve düşünceli. | Open Subtitles | كنت أظن أنه لطيف جداً... ورقيق ويراعي مشاعر الآخرين |
| Onun bi' homo olduğunu düşünüyordum. | Open Subtitles | كنت أظن أنه شاذ جنسياً. |
| Onu şey sandım... | Open Subtitles | كنت أظن أنه |
| Her zaman paçayı kurtarmamızın delice olduğunu düşünmüştüm. | Open Subtitles | أتعرف، دائمًا كنت أظن أنه جنون أننا هربنا من هذا |
| Üzgünüm. O adamın, onu alması gereken kişi olduğunu düşündüm. | Open Subtitles | آسفة، كنت أظن أنه من المفترض أن يقلها |
| İlk başta, bunun sen olduğunu düşündüm Nicolas. | Open Subtitles | في البداية ، كنت أظن ( أنه أنت يا ( نيكولاس |
| Deli olduğunu düşündüm. | Open Subtitles | كنت أظن أنه فاقد لصوابه |
| Ben sadece upuzun bir şey olduğunu düşünüyordum. | Open Subtitles | كنت أظن أنه مسلسل طويل واحد. |
| Her zaman paçayı kurtarmamızın delice olduğunu düşünmüştüm. | Open Subtitles | أتعرف، دائمًا كنت أظن أنه جنون أننا هربنا من هذا |
| Yani onun iyi biri olduğunu düşünmüştüm, ama... bir arkadaş değil. | Open Subtitles | أقصد، كنت أظن أنه صاح جيد، لكن... هو ليس بصديق. |