| Lanet olsun, buralarda olmalı, buhar olup havaya karışmış olamaz ya. | Open Subtitles | اللعنة,.. لابدّ أنها بمكانٍ ما لأنه لا يمكن أن تتبخّر فى الهواء |
| İçerde biyerde olmalı . | Open Subtitles | أجل، أنا أتيت بها إلى هنا لابدّ أنها بمكان ما بالداخل |
| Gururu kırılmış olmalı. Bu çok çirkindi. | Open Subtitles | لابدّ أنها شعرت بالإهانة لقد كان ذلك سيئاً |
| Anneniz sizinle gurur duyuyor olmalı. | Open Subtitles | فوالدتكم لابدّ أنها فخورة بكم بشكلٍ خاص. |
| İlk iş olarak evi terk etmiş olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنها اندفعت خارجة من هنا في الصباح الباكر |
| Kahretsin, buralarda biryerlerde olmalı... | Open Subtitles | اللعنة,.. لابدّ أنها بمكانٍ ما |
| Bu seni çok şaşırtmış olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنها جاءت مثل الصاعقة عليكِ |
| Şifre anahtarını kopyalıyor olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنها تقوم بنسخ مُفتاح الرمز |
| Tanığın için bu durum zor olmuş olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنها كانت أنباءًا صعبة على شاهدك |
| Bu olmalı onun doğum annesi olmuştur . | Open Subtitles | أمه, لابدّ أنها أمه البيولوجية |
| - Listedeki isimleri adama o vermiş olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنها أعطته قائمة الأسماء |
| Bu videoyu siz yayınladınız, elinizde olmalı. | Open Subtitles | أنت أنتجت الفيديو لابدّ أنها معك |
| Radyodan gelmiş olmalı! | Open Subtitles | لابدّ أنها من المحطة |
| Süreleri dolmuş olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنها تعطلت |
| Başka bir yerden almış olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنها اشترته من مكان آخر |
| Beni duymuş olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنها اقتنعت بفكرتي |
| Feci düşmüş olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنها سقطت |
| Düşmüş olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنها سقطت. |
| Korkudan çıldırmış olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنها مذعورة |
| Bu Donna olmalı. Kötü haberi ona ben veririm. | Open Subtitles | (لابدّ أنها (دونا سأبلّغها الخبر السيّء |