| Sadece sağ duyunu kaybetme. Tekrar günü kurtarmak zorunda kalabilirsin. | Open Subtitles | فقط لا تفقدي هذا الإحساس فنحن قد نحتاجه للإنقاذ في يوم آخر |
| Lütfen kendini kaybetme. Aptallık ettiğimi biliyorum. | Open Subtitles | ارجوك لا تفقدي اعصابك اعرف اني كنت غبياً |
| "vazgeçme." Neden sana böyle bir şey söyledi? | Open Subtitles | "لا تفقدي الأمل"، لمَ قال مثل تلك العبارة لكِ؟ |
| Bizden bu kadar kolay vazgeçme. | Open Subtitles | لا تفقدي الأمل فينا بهذه السرعة. |
| Bak, cesaretini yitirme. Bence çok iyi yazıyorsun. | Open Subtitles | انظري، لا تفقدي حماسك أظن أنكِ تكتبين على نحو ممتاز |
| Canım, tek istediğim hayatının kontrolünü kaybetmemen. | Open Subtitles | يا عزيزتي، كل ما أريده أن . لا تفقدي السيطرة على حياتك . أنا أحبه |
| Luke, başlangıçta katalog işi yaptırırsa moralini bozma. | Open Subtitles | لا تفقدي الثقة إن بدأ "لوك" معكِ بوضعكِ في دليل العارضات |
| Cesaretini kaybetme. İnançlı ol, benim gibi. | Open Subtitles | تحلي بالثقة مثلي, لا تفقدي الأمل |
| Hayır, hayır, hayır, .. senin olsun. Aklını kaybetme. | Open Subtitles | لاااا لا لا أحصلي على قناعة من نفسك لا تفقدي الحواس الخاصة بك . |
| İnancını kaybetme. Eninde sonunda harika bir çift bulacağız. | Open Subtitles | لا تفقدي الأمل سوف نجد زوجين رائعين |
| Bir parçanı kaybettin diye hepsini kaybetme. | Open Subtitles | لا تفقدي كله بمجرد إنّكِ فقدت جزءً منه. |
| İnancını kaybetme. | Open Subtitles | لا تفقدي الإيمان. |
| Umudunu kaybetme, kendine iyi bak. | Open Subtitles | لا تفقدي الأمل و اعتني بنفسك. |
| Lütfen. Lütfen benden vazgeçme. | Open Subtitles | أرجوك، أرجوك لا تفقدي الأمل تجاهي. |
| Sakın benden vazgeçme olur mu? | Open Subtitles | فقط لا تفقدي الأمل بي، إتفقنا؟ |
| - Gerçek aşktan vazgeçme. | Open Subtitles | لا تفقدي الأمل في الحب الحقيقي |
| İnsanların ne yapmış olabileceğini hayal ediyorsan insanlıklarına olan umudunu yitirme. | Open Subtitles | أيًا كان تخليك لما قد يفعله الناس لا تفقدي إيمانك فحسب بإنسانيتهم |
| Cesaretini yitirme. İşe yaramasını sağla. | Open Subtitles | لا تفقدي الرغبة, وقومي بهذا العمل |
| Cazibeni kaybetmemen için seni fazla becermemem gerektiğini söyledi bana. | Open Subtitles | لقد طلب مني أن لا أضاجعكِ كثيراً حتى لا تفقدي القدرة على العض. |
| Şimdi önemli olan senin kaybetmemen. | Open Subtitles | ما يهم الآن أن لا تفقدي صوابك أنت. |
| Luke, başlangıçta katalog işi yaptırırsa moralini bozma. | Open Subtitles | لا تفقدي الثقة إن بدأ (لوك) معكِ بوضعكِ في دليل العارضات |