| Şunlara baksanıza, sarhoşlar ve hiçbir şey umurlarında değil. | Open Subtitles | أنظروا لهم، جميعم ثملون و لا يبالون إطلاقًا. |
| - Bu umurlarında değil. | Open Subtitles | إنهم لا يبالون. |
| Ordu görev süremin çoktan bittiğini umursamaz gibi konuşuyor. | Open Subtitles | يتحدّثون بالجيش عن كونهم لا يبالون لحقيقة إنهائي للخدمة بالفعل |
| Burada tam olarak ne halt ettiğinizi bilmiyorum ama Delano vatandaşları devrimcileri pek fazla umursamaz. | Open Subtitles | لا أعرف بالضبط ما الذي تحاول الوصول إليه هنا ,ولكن مواطني ديلانو لا يبالون للمخربون |
| Dışardaki kimse sana bunu sormayacak çünkü umursamıyorlar. | Open Subtitles | لا أحد هناك بالخارج يسألكِ هذا السؤال لأنهم لا يبالون. |
| İş yerinde duyduğum en yaygın söylentilerden biri de insanların, vatandaşlık görevlerini duyarsız oldukları için yapmadıkları. Çünkü umursamıyorlar. | TED | أحد أكثر القصص شيوعا في عملي: هي أن الناس ليسوا منخرطين بشكل مدني، لأنهم لا يبالون -- أي لا يهتمون. |
| Yıllar boyu herkesin istediği gibi olmaya çalıştım ama o zavallıların hiçbirinin umurunda değil. | Open Subtitles | كل تلك السنوات حاولت أن أكون ما أراده غيري ويبدو أن أولئك الفاشلين لا يبالون با لأمر حتى |
| Yaşamışsın, ölmüşsün umurlarında değil. | Open Subtitles | إنهم لا يبالون إذا عشت أو مت. |
| Biliyorlar ama umurlarında değil! | Open Subtitles | إنهم يعلمون لا يبالون! |
| - Madison, umurlarında değil. | Open Subtitles | -إنّهم لا يبالون يا (ماديسون ). |
| - Madison, umurlarında değil diyorum. | Open Subtitles | -ماديسون)، إنّهم لا يبالون) . |
| Siz Irak'a gidersiniz ama onlar size ne olacağını umursamaz bile. | Open Subtitles | انت تذهب إلى العراق وهم لا يبالون بما يحدت لنا |
| Hem de bir sınıf dolusu umursamaz öğrenciye. | Open Subtitles | لقاعة مليئة بالطلاب .الذين لا يبالون بذلك . |
| Anne babası gibi, umursamaz. Bir aya kalmadan hepsi kırılır. | Open Subtitles | آني تحب أبوكِ, لا يبالون سوف ينكسر كل هذا في شهر |
| Beni umursamıyorlar. | Open Subtitles | فهم لا يبالون بشأني. |
| Kimin rengini taşıdığını umursamıyorlar. | Open Subtitles | إنهم لا يبالون العرق أو الجنس |
| Ne düşündüğümü umursamıyorlar. | Open Subtitles | إنهم لا يبالون بما أظنه |
| Bu güzelim ülkeye dokunulmadıkça Avrupa'da ne olduğu onların umurunda değil. | Open Subtitles | لا يبالون ماذا سيحدث لأوروبا طالما هذا المكان الرائع لن يتعرض للإزعاج |
| Öğretmenlerin umurunda değil. | Open Subtitles | المعلمون لا يبالون |