| Ama konuşmayı öğrendiğin küçük bir misafir evi var. | Open Subtitles | ولكنه لديه منزل للراحة حيث تتعلم ان تتكلم |
| İnsanlar burada mutlu. Güvendeler. Herkesin bir evi var ve kimse artıklarla beslenmiyor. | Open Subtitles | القوم هنا سعداء وآمنون، كل شخص هنا لديه منزل ولا يتناول الفضلات.. |
| Artık bir evi var ve daha fazlasına ihtiyacı olmadığını düşünüyor. | Open Subtitles | لديه منزل الان , و هو يعتقد بأنه . لا يحتاج اكثر من هذا |
| Santa Monica'da havuzlu bir evi vardı. | Open Subtitles | كان لديه منزل صغير في ـ سانتا مونيكا ببركة سباحة |
| evi yok, kendi adına arabası yok mücevher, elbise falan da yok. | Open Subtitles | ليس لديه منزل أو سيارة بإسمه أو مجوهرات أو منزل |
| Bay Glory'nin Ventura'da ikinci bir evi varmış. | Open Subtitles | السيد المجد لديه منزل ثان في فنتورا. |
| Westport'ta yaşıyor. Burada da büyük bir evi var. | Open Subtitles | هو يعيش في ويست برتي و لديه منزل كبير هنا |
| Efendim, Onun Pune da 80 milyona değerinde bir evi var. | Open Subtitles | سيدى , لديه منزل قرب بيون يساوى 80 مليونا |
| Onun sahilde evi var ve ben de pizza getiriyorum. | Open Subtitles | لديه منزل على الشاطىء وأنا أوصل البيتزا |
| - Cassiar 4'de Tabor'un güvenli evi var. | Open Subtitles | لذلك تابور لديه منزل آمن على كاسيار 4. |
| Summerlin'de evi var. | Open Subtitles | عمره 38 (لديه منزل (تاون هاوس) في (سمرلن |
| Kumsalın hemen yukarısında bir evi var. | Open Subtitles | لديه منزل على الشاطئ مباشرة. |
| Kumsalda bir evi var. | Open Subtitles | لديه منزل على الشاطئ مباشرة. |
| Babamın taşrada bir evi var. Bir villa. | Open Subtitles | ابي لديه منزل فى الريف فيلا |
| Kardeşimin 90'larda o bölgede bir evi vardı. | Open Subtitles | أخي كان لديه منزل في ذلك الحي في التسعينات |
| Cephede tanıdığım bir arkadaşımın Throcking'de bir evi vardı. | Open Subtitles | كنت أعرف صديق لديه منزل في تروكينغ |
| Kurbanı günlerce öyle herhangi bir yerde tutamayacağına göre... bir evi olduğunu tahmin ediyoruz. | Open Subtitles | لا يمكن الاحتفاظ بضحية لمدة ايام بدون غاية اذن فهو غالبا لديه منزل من نوع ما |
| Hiçbirinin evi yok. Benim dışımda. | Open Subtitles | لا أحد منهم لديه منزل . بإستثنائي |
| Doug Myer'ın kayıbiraderinin Mytrle Plajı'nda evi varmış. | Open Subtitles | نسيب (دوغ ماير) لديه منزل على (شاطئ (ميرتل |
| Bir dostum var-- bu agaçlarin arasinda bir yeri var. | Open Subtitles | لدي صديق لديه منزل بهذه الغابات |