| İki, su altında daha fazla kalmanıza izin verirler. Üç, daha derine gitmenize izin verirler. | TED | ثانياً، يسمح لك بالبقاء تحت الماء لمدة أطول. ثالثاً، يسمح لك بالذهاب لعمق أكبر. |
| Tahrip edici dalgaların altına en iyi eğrelti otlarını buldukları ...on metre derine kadar inerler. | Open Subtitles | يغوصوا لعمق 10 أمتار وهناك تحت الأمواج المدمرة يعثرون على أفضل الهدايا |
| Balık yakalamak için 50 metre ya da daha fazla derine dalıyorlar. | Open Subtitles | تغوص لعمق يصل لـ50 مترا أو أكثر .لتلتقط الأسماك |
| Ona acil durum derinliğine inmesi için 5 dakika, periskop derinliğine çıkması için 3 dakika, ve bizi görmesi için de 2 dakika vereceğim. | Open Subtitles | سأمنحه خمس دقائق يستغرق فيها الغطس الطارئ و ثلاث دقائق ليصل لعمق البيرسكوب و دقيقتان أخريتان ليرصدنا |
| Periskop derinliğine çıkıyor, ...iletişimi tekrar kuruyor ve telsiz mesajını alıyoruz. | Open Subtitles | سوف نصعد لعمق المنظار و سوف نعيد الإتصالات و نحصل على الرسالة من الراديو |
| İlk üç ayda, kökler bir metre derinliğe ulaştılar. | TED | خلال الثلاثة شهور الأولى، تصل الجذور لعمق متر واحد. |
| Erkekler balık bulmak için düzenli olarak 500 metre derine dalarlar. | Open Subtitles | تغطس الذكور بانتظام لعمق حوالي 500 متر, للالتقاط الأسماك |
| Güneş ışınları güçlenip suyun içinde daha derine işleyince, yüzen algler gelişmeye başlar ve karidesler küçülen buzu terk edip bu yeni ekinleri biçerken sürü halinde toplanırlar. | Open Subtitles | مع ازدياد أشعة الشمس قوة ووصولها لعمق اكبر من المياه تبدأ الطحالب العائمة في الازدهار |
| Suda 15 metre derine dalabilirim. | Open Subtitles | لا يمكنني ان اغطس تحت سطح الماء لعمق 50 قدما |
| Şey, o zaman biz daha derine gitmeliyiz. | Open Subtitles | .. حسناً , إذن نحن يجب أن نهبط لعمق أكبر |
| Yaklaşık 30 metre yüksekten pike yapıp 10 metre derine dalabilirler. | Open Subtitles | يمكنهم الغوص من ارتفاع 100 قدم ويغوصون لعمق 30 قدماً |
| Daha derine gidersek, hayatta kalamayız. | Open Subtitles | إننا لا نستطيع الذهاب ... لعمق أكثر و نظل على قيد الحياة. |
| Sümsük kuşları 10 metreden daha derine dalmaz. | Open Subtitles | لا تغوص الأطيش لعمق يزيد عن عشرة أمتار |
| Eğer bu gemiyi füze fırlatma derinliğine getirebilirsek onlara dişlerimizi gösterip geri çekilmeye zorlayabiliriz. | Open Subtitles | إذا أمكننا رفع هذه الغواصة لعمق الإطلاق سنريم أسناننا , سنجبرهم على التراجع |
| Telsiz bağlantısının yokluğunda, ...Genel Kurmay Başkanlığından gelen emirler doğrultusunda, ...hızla fırlatma derinliğine inip, stratejik füze fırlatımını yapacağız. | Open Subtitles | ...في غياب أي إتصالات أخرى و بالأوامر الموجودة لدينا ... من مركز القيادة الوطني ... سوف نصعد لعمق الإطلاق بأسرع ما يمكن |
| Periskop derinliğine gelin, havalandırma bacası yukarı. | Open Subtitles | إقترب لعمق المنظار ، إرفع أنبوب التنفس |
| Periskop derinliğine çıkın. | Open Subtitles | إرفع الغواصه لعمق البيرسكوب |
| - Bizi periskop derinliğine çıkar. - Emredersiniz, efendim. | Open Subtitles | خذنا لأعلى ، لعمق المنظار - حاضر سيدي - |
| 300 metre parçalanma derinliğine çok yakın bir derinlik. | Open Subtitles | 300 متر قريبة لعمق السحق |
| Yelkovanlar, nefeslerini tutma yetenekleri elverdiğince, bu 15 metre derinliğe kadardır onların peşlerinden giderler. | Open Subtitles | سوف تستمر الطيور في ملاحقتها في الأسفل قدر ما تسمح لها أنفاسها، فقد تغوص لعمق خمسة عشر متراً. |
| Uydurma dalış kemeriyle kamera yerleştirmek için yeterince derinliğe ulaşabilir. | Open Subtitles | بحزام غوصه يمكنه النزول لعمق يكفي وضع آلة التصوير |