| Seni tanıdığından bahsetti. | Open Subtitles | لقد ذكر اسمك كما لو انه أسمع مألوف بشكل مبهم وحيد |
| Dün öğle yemeğinde Nick bundan bahsetti ve tam olarak aklımı kaçırdım. | Open Subtitles | لقد ذكر نيك ذلك على الغذاء بالأمس وقد نسيت هذا تماما |
| Aynı zamanda Oreo dondurması ve beyaz papatya sevdiğinden de bahsetti. | Open Subtitles | .لقد ذكر ايضا انكي تحبي الايس كريم والزهور البيضاء |
| Hizmetlim, işlemiş olabileceğiniz bir cinayetten söz etti. -Beni gülünç mü buldunuz? | Open Subtitles | لقد ذكر لي خادمي موضوع جريمة قتل ربما تكوني قد أرتكبتها |
| Büyükelçi, Majesteleri için Kral Francis'in iki kuzeninin daha ihtimal dahilinde olabileceğinden söz etti. | Open Subtitles | لقد ذكر السفير بأن هنالك أثنتين من بنات عمومة الملك فرانسيس يعتبرن مناسبتين لصاحب الجلالة |
| Kocam bu öğlen çok akıllı genç bir bayanla tanıştığından bahsetmişti. | Open Subtitles | لقد ذكر زوجي بأنه قابل أمراة شابة ذكية بعد ظهر اليوم |
| İlgilendiğinizden bahsetmişti ama uğrayacağınızı söylememişti. | Open Subtitles | لقد ذكر أنك اهتممت بالأمر ولكن لم يخبرني أنك ستزورنا |
| Pike malları sağlayanın hastaneden biri olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | لقد ذكر بيك ان الممون شخص ما من المستشفى |
| Bir sivilin bilemeyeceği detaylardan bahsetti. | Open Subtitles | لقد ذكر تفاصيل عن الأحداث الأخيرة لا يمكن أن يعرفها أي مدني |
| Aynı zamanda yapılması gereken işlerin olduğundan da bahsetti. Arka bahçende. | Open Subtitles | لقد ذكر أيضاً وجود بعض الأعمال التي يجب إنجازها في الفناء الخلفي |
| Şeritten bahsetti ve Amerikalıya benziyor. | Open Subtitles | حسنٌ، لقد ذكر الشريط بالفعل ويبدو أمريكياً |
| Ödül törenine katılamayacağından bahsetti. | Open Subtitles | لقد ذكر أنه لن يأتي الى حفل توزيع الجوائز |
| Ayrıca çamur hakkında bir şeyden bahsetti, turuncu çamur. | Open Subtitles | حسناً، لقد ذكر أيضا شىء عن الطين طين برتقالى |
| Birinden söz etti... adı William Parcher'mış. | Open Subtitles | لقد ذكر مشرفاً بالإسم يدعى "ويليام بارشر" |
| "Hendek"ten söz etti. | Open Subtitles | لقد ذكر شيئاً بخصوص البقاء في الخندق |
| Aile demişken, Andrew mali sıkıntılar içinde olabileceğinden söz etti. | Open Subtitles | لقد ذكر لى " اندرو " انه لديك بعض المشاكل المادية |
| Bu akşam üzeri çok baskı altında olduğundan bahsetmişti. | Open Subtitles | لقد ذكر أنه كان تحت الكثير من الضغوط سابقاً هذا المساء |
| Bana Johnny'nin takıma katılmasına istekli olmadığından bahsetmişti. | Open Subtitles | حسناً، لقد ذكر إنّك لم تكوني حريصة لانضمام جوني للفريق. |
| Onu çözebilen tek kadının o olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | لقد ذكر بأنها المرأة الوحيدة التي بإمكانها فهمه |
| Biraz şarap, mideye iyi gelir. İncil'de öyle yazıyor. | Open Subtitles | القليل من الخمر لأجل معدتك لقد ذكر ذلك فى الإنجيل |
| Bana çöldeki bir yer hakkında bir şeyler söyledi. | Open Subtitles | الآن لقد ذكر شيئاً عن مكان في الصحراء |