| Sarah, Chuck'ın duygularını kontrol altında tut ki Bilgisayar iş görsün. | Open Subtitles | سارة .. أنا أحتاجك لجعل عواطف تشاك تحت التدقيق حتى يمكن للتداخل أن يعمل |
| Karar verilmeden önce, komite Bilgisayar'ın başardığı işleri yeniden incelemeli. | Open Subtitles | قبل اتخاذ أي قرارات هذه اللجنة تحتاج إلى مراجعة العمليات الناجحة للتداخل |
| Bilgisayar sayesinde bomba imha donanımımız da var. | Open Subtitles | شكراً للتداخل نحن جاهزون لنزع فتيل المتفجرات الحيه |
| Baktığın kağıtlar, yeni Bilgisayar'ın planları. | Open Subtitles | البطاقات التي تنظر إليها عبارة عن مخططات "للتداخل" الجديد |
| Chumhum'a ileriye yönelik ekonomik avantajı yüzünden haksız müdahale davası açtınız. | Open Subtitles | أنت تقاضين تشام هام للتداخل الخاطئ مع ميزه المنظور الإقتصادي؟ |
| Ajan Bartowski'ye en çok benzeyen ilk Bilgisayar adayını bulmak. | Open Subtitles | للعثور على مرشحين للتداخل "المشابهين للعميل "بروتاسكى قدر الإمكان شكراً لإنضمامكِ إلينا أيها المديره |
| - Volkoff karakteri sen ve Stephen'ın birkaç ay sürmesi gereken bir Bilgisayar programıydı. | Open Subtitles | التى طورتها أنت و"ستيفن" للتداخل كان من المفترض أن تستمر لشهور |
| Tamam, Bilgisayar'ı aldığı ve hafızasını kaybettiği 1 ayda neler oldu? | Open Subtitles | حسناً ، في الشهر عند تحميله " للتداخل" وفقده للذاكره في نفس الوقت مالذي حصل . ؟ |
| Senin Bilgisayar'a benim de ona ihtiyacım var. | Open Subtitles | أنت بحاجة للتداخل |
| Bilgisayar hareketliliği yok. | Open Subtitles | لا توجد نشطات للتداخل |
| Bilgisayar hareketliliği yok. 3. | Open Subtitles | لا توجد نشاطات للتداخل |
| Bilgisayar hareketliliği yok. | Open Subtitles | لا توجد نشاطات للتداخل |
| Bilgisayar hareketliliği yok. | Open Subtitles | لا توجد نشطات للتداخل |
| Bilgisayar hareketliliği yok. 3. | Open Subtitles | لا توجد نشاطات للتداخل |
| Bilgisayar hareketliliği yok. | Open Subtitles | لا توجد نشاطات للتداخل |
| Dinle, biz konuşurken Casey ve Morgan bir plan yapıyorlar ayrıca Ellie de Bilgisayar üzerinde çalışıyor. | Open Subtitles | مع (مورغان) بينما نتحدث "و (إيلي) تعمل على أيجاد حل "للتداخل أنا متأكد أنها ستتوصل الى حل ما |
| Bir Bilgisayar gözlügü. | Open Subtitles | نظارتان للتداخل. |
| Sayın Yargıç, haksız müdahale ya maksatlı ya da müdahalenin bilinçli olduğunun kanıtlanmasını gerektirir. | Open Subtitles | سيدي , التداخل الخاطئ يستلزم دليل على انها تهدف لذلك أو معرفه بوجود للتداخل. |
| Seni cesede müdahale etmekten, tutuklamak zorundayım. | Open Subtitles | أنا يجب أن أعتقلكَ للتداخل مع جسد ميت |