| Bunun karşılığında kendime bir çift Kastle marka kayak alırım. | Open Subtitles | أنا سآخذ زوج زلاقات للتزحلق بهم أي يوم من الإسبوع |
| Tatildeydi, ama bana yardım etmesini rica ettim o da beni kayak yapmaya davet etti. | Open Subtitles | لقدكـانفي إجـازة، لكنّي طلبت منه مسـاعدتي ودعـاني للذهـاب للتزحلق معـه |
| kayak yapmaya gitseydik soğuk bir zeminde uyumak zorunda kalacaktım. | Open Subtitles | أنظري، لو كنت ذهبت للتزحلق كنت سأنام على أرضية باردة في مكان ما |
| Ama paramız olmadığından bizi kayağa götüremedi. | Open Subtitles | لكن بما أنّنا لم نملك المال لم يكن بوسعه إصطحابنا للتزحلق على الجليد. |
| Biraz erken gibi görünebilir ama bazı arkadaşlarla ayda bir Montana'ya kayağa gidiyoruz. | Open Subtitles | أعلم أن هذا تأتئ مفاجأةً لكني ذاهب الي مونتانا خلال شهر بصحبة بعض الأصدقاء للتزحلق |
| Evet, bakın, ben uyumayı ve sonra belki jet-ski'ye binmeyi plânlıyordum. | Open Subtitles | حسناً، كنت أنوى النوم فى هذا الوقت. ثم ربما الذهاب للتزحلق على الماء. |
| Ama sonra kendimi buz patenine kaptırınca onu unuttuk. | Open Subtitles | لكن بعد ذلك ذهبت للتزحلق على الجليد ونسيناه نوعاً ما |
| ...üç ve aşağı, şimdi yukarı, ve dön. 'Deniz dünyası kayak takımı 'göz kamaştırıcı bir koordinasyon ve zerafet içinde.' | Open Subtitles | ثلاثة وأسفل،وفوق،ودوران الفريق العالميَ للتزحلق علي ماءِ البحر |
| kayak yapmaya davetliyiz. Bilirsin, Rachel'ın kızkardeşinin kulübesi | Open Subtitles | نحن قد دعينا لكى نذهب للتزحلق أنت تعلم , كابينة أخت رايتشل ؟ |
| Sinemaya gideriz, golf oynarız, kayak yaparız. | Open Subtitles | نتردد على السينما بأستمرار, نلعب الجولف, نذهب للتزحلق |
| Hayır, ben Alp'lere kayak yapmaya gidiyorum. | Open Subtitles | لا أنا ذاهبة للتزحلق على الجليد في جبال الألب |
| Bu haftasonu benimle kayak yapmaya gelmelisin. | Open Subtitles | يجب أن تأتي للتزحلق معي هذه العطلة |
| Çocukları Windham'a kayak yapmaya götürmek istiyorum. | Open Subtitles | كنت سأصطحبهم إلى ويندهام للتزحلق اتعلم؟ |
| Şükran Günü tatilinde İsviçre'ye kayağa gidiyorlar. - Onu çağırmamışlar. | Open Subtitles | سيذهبون إلى (سويسرا) للتزحلق في عيد الشكر ولم يقوموا بدعوتها |
| Vermont'a kayağa gittik. | Open Subtitles | ذهبنا للتزحلق ثانيةً، هذه المرة إلى "فيرمونت". |
| Kızım bu hafta sonu kayağa gitmiş. | Open Subtitles | إنها ستذهب للتزحلق |
| - ...jet-ski var. - Vay be. | Open Subtitles | و يوجد برنامج للتزحلق على المياه. |
| - Yarın buz patenine gidecek misin? | Open Subtitles | هل انت ذاهبة للتزحلق غدا؟ |
| Sonra, çift olarak paten kaymayı teklif edeceğim ve kabul etmek zorunda kalacak. | Open Subtitles | عندها سأقوم بسؤالها عن الانضمام للتزحلق معي وهي يجب أن توافق |
| Eminim kasabada kaykay yapabileceğin bir yer bulabilirsin. | Open Subtitles | انا متأكد ان هناك مكان للتزحلق فى المدينة |
| paten kaymaya gidebilirim. | Open Subtitles | أعتقد , اجل أعتقد إنه من الممكن أن أذهب للتزحلق |