| Georgie, çok iyi davrandın, ben de şu çok istediğin parti hakkında konuşmaya hazırım. | Open Subtitles | جورجي, لقد كنتِ جيدة جداً وأنا مستعدة للحديث حول هذه الحفلة التي ترغبين بها جداً |
| Sanırım senin eşyaların hakkında konuşmaya hazır değilim henüz. | Open Subtitles | أعتقد أنني لست مستعدة بعد للحديث حول أمتعتك |
| Özgeçmişim hakkında konuşmaya mı geldik? | Open Subtitles | أنحنُ هُنا للحديث حول سيرتي الذاتية؟ |
| Oğlum Crick seni buraya Kemo Sabes'i konuşmak için getirdi. | Open Subtitles | ابني كريك احضركِ إلى هنا للحديث حول الكيمو سابي |
| Bilmiyorum. Bu, konuşmak için kötü bir zaman, işte. | Open Subtitles | ليس هذا هو أفضل وقت للحديث حول هذا الموضوع، هل تعلم؟ |
| Pazarlık hakkında konuşmaya geldim. | Open Subtitles | جئت الى هنا للحديث حول التفاوض. |
| Jules, buraya dava hakkında konuşmaya geldim, izci sözü. | Open Subtitles | جولز، أنا هنا للحديث حول هذه القضية - شرف الكشاف . |
| Ben Marge Simpson, buraya sizinle harika yani güzel... birşey hakkında konuşmaya geldim. | Open Subtitles | 220)}أنا (مارج سيمبسون)، وأنا هنا للحديث حول... أمر مدهش جميل |
| Max, buraya bomban hakkında konuşmaya gelmedik. | Open Subtitles | (لسنا هنا للحديث حول قنبلتك يا (ماكس |
| Ama idamını konuşmak için burada değilim. | Open Subtitles | ولكنني لست هنا للحديث حول تنفيذ الخاص بك, |
| Kitaplarla ilgili konuşmak için buradayım, değil mi? | TED | أنا هنا للحديث حول الكتب، حسناً. |
| - Eski anıları konuşmak için gelmedin buraya. | Open Subtitles | لم تأتى إلى هنا للحديث حول الذكريات |
| - Eski anıları konuşmak için gelmedin buraya. | Open Subtitles | لم تأتي إلى هنا للحديث حول الذكريات |