| Ama ben bu tetiği çekersem Yeraltı Dünyası'nda sadece bir ziyaretçi olmazsın artık. | Open Subtitles | لكنْ رصاصة واحدة مِنْ هذا الزناد ولن تبقى مجرّد زائر للعالَم السفليّ |
| Yani kimse Yeraltı Dünyası'na gelip de beraberinde birini geri götürmedi mi? | Open Subtitles | أتقول أنّه ما مِنْ أحد ذهب للعالَم السفليّ وأعاد شخصاً معه؟ |
| Yeraltı Dünyası'na gittiğini duyduğumda seni bir daha göremeyeceğimden korktum. | Open Subtitles | عندما سمعت أنّك ذهبت للعالَم السفليّ... خشيت أنّي لن أراك ثانية |
| dünya için iyi iş çıkardık burada ben nalları dikmeden önce denklemi çözsek de çözmesek de. | Open Subtitles | أحسنّا عملاً للعالَم هنا بغضّ النظر عن حلّ المعادلة أو لا قبل مماتي |
| Ama kanıtları olmayacak. Tüm dünya için kaza görünecek. | Open Subtitles | لكنّهم لن يكون لديهم أيّ دليل لاتّهامنا، بالنسبة للعالَم ستكون كأنّها حوادث |
| Yeraltı Dünyası'na göre bile bayağı ölü bir yer burası. | Open Subtitles | {\pos(190,200)}عجباً، حتّى بالنسبة للعالَم السفليّ المكان ميت هنا |
| Hayır. Yeraltı Dünyası'na geri dönmüyorum, Zelena. | Open Subtitles | لا، لن أعود للعالَم السفليّ يا (زيلينا) |
| Lütfen, oluşturduğunuz dünya için... aşkımın küçük bir simgesi olan hediyeyi size verebilir miyim? | Open Subtitles | تميمة صغيرة تعبّر عن حبّي للعالَم الذي كوّنتَه |
| Ben de dünya için iyi bir şey yapmak istedim. | Open Subtitles | وأردت فعل شيء خير للعالَم |