| Seyahatin ne olabileceğine dair henüz pek bir şey öğrenemedik, çünkü dinin seyahatle neler yaptığına dikkatli bakmadık. | TED | لم نبدأ من ادنى مستوى لما يمكن ان يعنيه السفر لأننا لم ننظر لما تفعله الاديان تجاه السفر |
| - Pennington'ın kamarasına bakmadık. | Open Subtitles | كنت قد نسيت اننا لم ننظر في مقصورة بنينجتون بعد |
| Takımını eyalet şampiyonluğuna götürmüş. Neden bu çocuğa en başından bakmadık ki? | Open Subtitles | قاد فريقة الى البطولة الرسمية لماذا لم ننظر اليه اولاً ؟ |
| Arabaya bindik gaza bastık ve bir daha arkamıza bakmadık. | Open Subtitles | و ركبنا السيارة و أنطلقنا و لم ننظر خلفنا |
| Hızlı öğreniyor. Kesinlikle azgın amigolara bakmadık. | Open Subtitles | نعم بالفعل لكننا لم ننظر الى المشجعات المثيرات |
| Hızlı öğreniyor. Kesinlikle azgın amigolara bakmadık. | Open Subtitles | نعم بالفعل لكننا لم ننظر الى المشجعات المثيرات |
| Aslında taşın altına hiç bakmadık ve gerçeği asla görmedik. | Open Subtitles | لكن، في الحقيقة، لم ننظر أَبداً تحت الحجب ومن ثم نرى ما يحدث حقاً. |
| Ancak üzerimizde olana bakmadık. Üzerimizde ne var? Tanrı. | Open Subtitles | و لكننا لم ننظر إلى ما كان فوقنا و ما الذى فوقنا؟ |
| Asla geriye dönüp bakmadık. | Open Subtitles | تم اعتقالنا و لم ننظر وراءنا أبداً |
| Ve asla arkamıza bakmadık. | TED | لم ننظر قط الى الوراء. |
| ve...yaşananlar... hiç geriye bakmadık. | TED | و -- أشياء -- لم ننظر أبدا إلى الوراء. |
| Evet ama evin altına bakmadık. | Open Subtitles | نعم، لكننا لم ننظر تحت المنزل . |
| Dün Jason'ın neyi atmak için dışarı çıktığına bakmadık... ve sanırım bakmalıydık... şuna bak, | Open Subtitles | لم ننظر ليلة أمس لنر الذي رماه (جايسون) وكان علينا النظر، انظري لهذا |
| Asla arkamıza bakmadık. | Open Subtitles | لم ننظر للخلف |
| - Yeterince iyi bakmadık belki. | Open Subtitles | -ربما لم ننظر عن كثب . |