| Muhtemelen bir sürü korkunç şeyler görüyorsundur, değil mi? | Open Subtitles | من المحتمل أن تشاهد أشياء مخيفة في الخارج هناك .. اليس كذلك؟ |
| Çocukken korkunç rüyalar görürdüm, hemen her gece. | Open Subtitles | كانت تراودني كوابيس مخيفة في صغري، كلّ ليلة تقريباً. |
| Aslında oldukça kibar biridir ama annemin bahsi geçtiği anda korkunç birine dönüşüyor. | Open Subtitles | انه عادة لطيف حقا، لكنه يتحول مخيفة في أي ذكر لأمي. |
| Ayrıca hayatımın en karanlık, en korkunç anıydı. | Open Subtitles | كانت أيضًا الأحلك، اللحظة الأكثر مخيفة في حياتي. |
| korkunç ruhani bir şey banyomda dolanıyordu. | Open Subtitles | لقد كان هناك روح شريرة مخيفة في دورة المياه هذه. |
| Aryan kardeşliğine bağlı korkunç Beyaz Üstünlüğü'nü savunan hapishane çetesinin bir parçası. | Open Subtitles | جزء من عصابة مخيفة في السجن كانت تؤمن بسيادة " أخوية الأريان" |
| İlk hafta korkunç sesler. | Open Subtitles | أصوات مخيفة في الأسبوع الأول |
| korkunç olan sensin! | Open Subtitles | أنتي مخيفة في نظري |
| korkunç bir resim mi gördün yoksa resim kitabında? | Open Subtitles | هل رأيتِ صورة مخيفة في كتاب صورك؟ ! |