| Eve gidip Noel'i ailemle birlikte geçirmek istiyorum. | Open Subtitles | انا اريد الذهاب للمنزل وقضاء راس السنة مع عائلتى |
| Genç bir delikanlıydım, sizlerin yaşlarındayken, ailemle birlikte yaz tatilindeydik, doğal ihtiyaçlar beni çağırmıştı. | Open Subtitles | لقد كنت فتى صغير .. فى سنكم تقريبا فى اجازة الصيف مع عائلتى عندما سمعت نداء الطبيعة |
| Kızım konsere gitmeseydi ailemle birlikte burada olabilirdim. | Open Subtitles | ابنتي لم يكن لديها الحيثية في الوادي, انا لم اكن على حق مع عائلتى |
| ailemle birlikte olmak istedim. | Open Subtitles | كل ما أردته ان اكون مع عائلتى |
| ailemle birlikte orada ol. | Open Subtitles | سيكونون مع عائلتى |
| Bayan Williams. Pazar akşamı ve ben ailemle birlikte sinemadayım. | Open Subtitles | سيدة (ويليامز) ، إنها ليلة الأحد وأنا فى السينما مع عائلتى |
| Şimdi kılıfına inanmaya başladığın için taşa vurduğun başının yarattığı pisliği temizlemek yerine evimde ailemle birlikte yemek yiyor olabilirdim. | Open Subtitles | كان المفروض أن أكون مع عائلتى... أتناول عشائى بدلاً من أن أنظف الفوضى التى خلفتها وأنتَ كنتُ قد بدأتُ تُصدق أنكَ قد إٍستعدتُ شخصيتكَ |
| - Oklahoma'da ailemle birlikte. | Open Subtitles | مع عائلتى فى أوكلاهاما |
| O, ailemle birlikte değil! | Open Subtitles | انه ليس مع عائلتى |