| Güvenlik Ofisi, yönetim koridorunda tam da cesedin olduğu koridor. | Open Subtitles | مكتب الأمن في الجناح الإداري، حيث عثرتي على تلك الجثة. |
| Bölge Güvenlik Ofisi'ne bildirmiş miydiniz? | Open Subtitles | هل أبلغت عنه في مكتب الأمن الإقليمي ؟ |
| Güvenlik bürosu bize havalandırma dairesinin bugün onarımda olduğuna dair bir not gönderdi. | Open Subtitles | مكتب الأمن أرسل لنا مذكرة تقول أنّ غرفة التكييف تحت الصيانة اليوم. |
| Kamu Güvenliği Bürosunun artık bu sorunu araştırma yetkisi yok. Afedersiniz? | Open Subtitles | مكتب الأمن العام ليست لديه أيّ سلطة للتحقيق في هذه المسألة. |
| Beyler, lütfen beni güvenliğe kadar takip edin, ...sormak istediğimiz bir kaç sorumuz var. | Open Subtitles | هلّا تبعتماني إلى مكتب الأمن نود أن نسألك بعض الأسئلة |
| Güvenlik ofisini ele geçirdiler. | Open Subtitles | لقد اقتحموا مكتب الأمن |
| -Bunu güvenlik bürosuna bildirmeliyim. -Ancak meclis daha güçlü. | Open Subtitles | كان يج أن أبلغ مكتب الأمن لكن الكيريا لديهم قوة أكبر |
| Manhattan Trust'ın... güvenlik ofisinden yüklemeye çalışıyoruz, ama vakit alacak. | Open Subtitles | و نحن نعمل على التحميل منه من مكتب الأمن المركزي في مانهاتن |
| Bütün üniforma mağazaları size kurye kıyafeti satar, ...ve bütün kuryeler güvenlik masasından geçer. | Open Subtitles | أي متجر أزياء سيبيع لك .. الزي الرسمي لعامل بريد ويستطيع عامل البريد تخطي مكتب الأمن |
| Aramazsan İç Güvenlik Bakanlığı'ndaki patronumdan telefon alacaksın. | Open Subtitles | لا تفعلين ذلك، أنتِ ستسمعين من رئيسي ذلك في مكتب الأمن الوطني |
| - Ve şaşırtıcı bir şekilde tek giriş yeri zemin kattaki Güvenlik Ofisi. | Open Subtitles | -وكما مُتوقع المدخل الوحيد هو عبر مكتب الأمن بالطابق الأرضي |
| Evet, burası Güvenlik Ofisi. | Open Subtitles | نعم, هذا مكتب الأمن. |
| - Jeanne sana yardımcı olacak genel değerlendirme yapman için bir Güvenlik Ofisi ayarladım. | Open Subtitles | نعم؟ (جين), لدي مكتب الأمن, ليعطيكِ تلخيصاً كطريقة لمعرفتكِ بالأمر |
| Evet, burası Güvenlik Ofisi. | Open Subtitles | نعم, هذا مكتب الأمن. |
| Diplomatik Güvenlik bürosu'na girecek kadar yüksek puan elde etmiş. | Open Subtitles | وكانت درجتها عالية لتدخل .مكتب الأمن الدبلوماسي |
| Güvenlik bürosu, erken saatlerde NIS Müdürü ile konuştu. | Open Subtitles | مُدير مكتب الأمن قد سبقَ وتحدثَ لمُدير الإستخبارات المركزية. |
| Toplumu dibine kadar sarsan grotesk seri katliamlarının suçlusu şu anda Kamu Güvenliği Bürosunun başında mı? | Open Subtitles | المُجرم خلف سلسلة القتل البشعة التي هزّت المُجتمع في جوهره هو الآن رئيس مكتب الأمن العام؟ |
| Sen Kamu Güvenliği Bürosunun Şefi Kasei-san'sın... yanılıyor muyum? | Open Subtitles | أنتِ رئيسة مكتب الأمن العام، كاسي-سان... |
| Bay Owens, güvenliğe lütfen. | Open Subtitles | السيد أوينز إلى مكتب الأمن من فضلك |
| Daha sonra Pekin'deki Merkezi güvenlik bürosuna atandım. | Open Subtitles | تمّ تعييني لاحقًا في مكتب الأمن المركزي في بكين. |
| Güney girişindeki güvenlik ofisinden bir sürü bilgi aldım. | Open Subtitles | احصلوا على كل المعلومات في مكتب الأمن عنـد الباب أقصى الشمـال |
| Bütün üniforma mağazaları size kurye kıyafeti satar, ...ve bütün kuryeler güvenlik masasından geçer. | Open Subtitles | أي متجر أزياء سيبيع لك .. الزي الرسمي لعامل بريد ويستطيع عامل البريد تخطي مكتب الأمن |
| Görev kuvvetleri müşterek olsa da herkes Ulusal Güvenlik Bakanlığı'na rapor verecek. | Open Subtitles | أوضح أنها عملية مشتركة بيين الوكالات أرسلوا كل شيء إلى مكتب الأمن االقومي |
| Çalınan değerli şeyleri bir saat içinde güvenlik ofisine götürürüm. Ne? | Open Subtitles | سأضع المقتنيات الثمينة في مكتب الأمن خلال ساعة |