| Umudumuzu kaybetmemek ve devam etmek zorundayız | Open Subtitles | نحن يَجِبُ أَنْ لا نَفْقدَ الأملَ وعلينا الاستمرار |
| Tüm gece bununla ilgilenmek zorundayız, hareket ettir. | Open Subtitles | نحن يَجِبُ أَنْ نُشغّلَه طوال اللّيل،و نبقيه يَتحرّك |
| Bu kanamayı durdurmak zorundayız. | Open Subtitles | نحن يَجِبُ أَنْ نَوقّفَ هذا النزيف. انة بخيرُ. |
| Yeni giysiler almalıyız. | Open Subtitles | نحن يَجِبُ أَنْ نَشتري بَعْض الملابسِ الجديدةِ. |
| Bize yiyecek ve giyecek veriyorlar, onlara itaat etmeliyiz. | Open Subtitles | يَعطونَنا غذائَنا وملابسَنا. و نحن يَجِبُ أَنْ نَطِيعَ. |
| Onun için bu olmadan önce, seni durdurmak zorundayız. | Open Subtitles | لذا قبل أَنْ يَحْدثَ، نحن يَجِبُ أَنْ نَتوقّفَك. |
| Hayır, bunun ne kadarının bir tuzak olduğunu ortaya çıkarmak zorundayız. | Open Subtitles | لا، نحن يَجِبُ أَنْ نَكتشفَ ..كَمْ من الافخاخ. |
| Sızıntılar çok güçlü. Terk etmek zorundayız. | Open Subtitles | إنّ التسرّباتَ قوية جداً نحن يَجِبُ ان نَتْركهاُ |
| Bu davayı kazanmak zorundayız. Hiçbir şey için değilse bile, iç huzuru için. | Open Subtitles | نحن يَجِبُ أَنْ نَرْبحُ هذه الحالةِ لراحةِ البال، على الأقل. |
| - Bak polise gitmek zorundayız. | Open Subtitles | انظر نحن يَجِبُ أَنْ نَذْهبَ إلى الشرطةِ. |
| Eyaletin emrettiği şeyleri yapmak zorundayız. | Open Subtitles | نحن يَجِبُ أَنْ نَعمَلُ الذي الحالة تُخبرُنا لنَعمَلُ. |
| Biliyoruz ki şimdi yine katlanmak zorundayız. | Open Subtitles | نَعْرفُ، نحن يَجِبُ الآن أَنْ نَحْملَ ثانيةً. |
| Geri dönmek zorundayız, Sagamore kafamızı koparacak. | Open Subtitles | نحن يَجِبُ أَنْ نَعُودَ. ساجامور سَيكونُ عِنْدَهُ رؤوسُنا. |
| Neden sizin isteklerinize uymak zorundayız? | Open Subtitles | الذي يَعمَلُ نحن يَجِبُ أَنْ نَتوافقَ إلى أيّ تُريدُ؟ |
| Üzgünüm efendim, 2-3 gün daha beklemek zorundayız. | Open Subtitles | آسف سيدتى,نحن يَجِبُ أَنْ يَنتظرَ يومان او ثلاثة أخرين. |
| Şerifi ve adamalrını bulmak zorundayız, | Open Subtitles | نحن يَجِبُ أَنْ نَجِدُ مُديرَ الشرطة ورجالَه |
| Crosby, robotu kuşatmak için senden izin almalıyız. | Open Subtitles | كروسبي، نحن يَجِبُ أَنْ إطلبْ مِنْك تَسليم الإنسان الآلي. |
| Bilmiyorum, belki de o programı satın almalıyız. | Open Subtitles | أنا لا أَعْرفُ، لَرُبَّمَا نحن يَجِبُ أَنْ نَطْلبَ البرنامجَ. |
| Belki de senin yerine başka birini göreve almalıyız. | Open Subtitles | ثمّ ربما نحن يَجِبُ أَنْ نَحْصلَ على أشخاص آخرون مسئولون |
| Birbirimize yardım etmeliyiz, boğazımızı kesmemeliyiz. | Open Subtitles | نحن يَجِبُ أَنْ نُساعدَ بعضنا البعض، لا نـقْـطــعَ حناجرَ بعضنا البعضِ. |
| Yeni bir hastalık olup olmadığını kontrol etmeliyiz. | Open Subtitles | لَرُبَّمَا نحن يَجِبُ أَنْ نُدقّقَ هو لَيسَ شيءاً جديدَ. |
| Dans etmeliyiz, unutma. | Open Subtitles | تذكّرْ، نحن يَجِبُ أَنْ نَرْقصَ. لا تَنْسِ. |