| Nestor Olivos'a ne olduğunu bulabilmek için ihtiyacım olan zamanı kazandım. | Open Subtitles | حصلت على المزيد من الوقت لمعرفة الحقائق التي أريدها لكي أعرف ما الذي حدث مع نيسترو أوليفز |
| Ailenin izini olmadan Nestor Olivos'la aramızda geçen konuşmaları açıklayamam. | Open Subtitles | و في ظل عدم وجود مذكرة رسمية أو أذن من الأهل فأنا لا أستطيع أن أفشي أسرار لقاءاتي مع نيسترو أوليفز |
| Nestor'un antidepresan aldığına dair bir bulgu yok. | Open Subtitles | لا توجد أية ادلة على أن نيسترو كان يتعاطى أدوية مضادة للإكتئاب |
| Okulu ilgilendirdiği kadarıyla Nestor oda arkadaşıyla tatildeydi. | Open Subtitles | حسب علم المدرسة فإن نيسترو كان يقضي عطلته مع صديقه في الغرفة |
| Evet, işe yarın sabah Nestor'un oda arkadaşıyla başlayacağız. | Open Subtitles | نعم, سنبدأ التحقيق مع زميل نيسترو في الغرفة غداً صباحاً |
| Nestor'un kemikleri normal, hiçbir açıdan hassas değil. | Open Subtitles | إن عظام نيسترو عادية بالكامل و غير هشة على الإطلاق |
| İpin Nestor'un asılı olduğu dalda bıraktığı iz onun kilosuna nazaran çok daha derin. | Open Subtitles | حبال المشنقة الباقية على الغصن عندما كان نيسترو يشنق الحبال كانت عميقة جداً بالنسبة لوزنه |
| Nestor Venezüella'daki evine dönmeye karar verdi. | Open Subtitles | و من ثم قرر نيسترو أن يعود إلى وطنه فينزويلا |
| Nestor ailesine Nova Scotia'da iyi vakit geçirdiğine dair bir e-posta yollanmış. | Open Subtitles | لقد أُرسل بريد إلكتروني إلى أهل نيسترو من نوفا سكوتيا يتكلم عن الوقت الرائع الذي كان يمضيه هناك |
| Sorun şu ki, Nestor mesajı yollandığında çoktan ölmüştü. | Open Subtitles | الشيء الوحيد هو أن نيسترو كان ميتاً مسبقاً |
| Bay Comara'nın Nestor'un odasında ne yaptığını bilmek istiyorum. | Open Subtitles | هو ما الذي كان يفعله كومارا في غرفة نيسترو |
| Sizce Nestor'un dışarıdan birileri tarafında mı öldürüldü? | Open Subtitles | هل تعتقد بأن نيسترو قد قُتل من قبل شخص دخيل؟ ليس أحد المتمردين الفنزويلين |
| Nestor tuzak kurdu, ve 5.000 dolar aldı. | Open Subtitles | قام نيسترو بالإعداد للأمر و حصل على 5000 دولار |
| Yatıştırıcı artı boğulma Nestor'un kusmasına yol açmış olabilir. | Open Subtitles | الكيتامين, مع الاهتزاز من الممكن أنهما السبب في اندفاع نيسترو إلى الوراء |
| Vücut çürüyor ve Nestor'un boğazıyla ilmik arasında kalan dil kemiği mide asidi tarafından sindiriliyor. | Open Subtitles | الجثة المتعفنة و العصارات المعدية المحتجزة في أنف و مري نيسترو في الحقيقة هي التي هضمت عظمة الترقوة عبر الزمن |
| Nestor'un hayatının iyi mi, yoksa kötü mü sonlandığını umursayan tek kişi benim. | Open Subtitles | تعرفين, أنا الشخص الوحيد الذي يهتم بالحقيقة حقيقة كيف وصلت حياة نيسترو إلى نهايتها جيدة أم سيئة |
| Yardımcı olup Nestor'un neden canına kıydığını söyler misin, Camden? | Open Subtitles | ما يمكنك أن تساعديني به يا كامدن هو إن أخبرتني لمَ قد يقتل نيسترو نفسه؟ |
| Nestor zengin, yalnız bir Katolik'ti. | Open Subtitles | لقد كان نيسترو غنياً, وحيداً, و كاثوليكياً |
| Nestor müdüre gidip sizi ele verecekti bu yüzden ona yatıştırıcı verip bir ağaca astınız. | Open Subtitles | كان نيسترو سيفضح أمرك عند مدير المدرسة و لذلك أعطيته جرعة من الكاديماين و علقته من أعلى الشجرة |
| En büyük üzüntünüzün Nestor'un iyi biri olarak büyüyüp büyümediğini göremeyecek olmak olduğunu söylemiştiniz. | Open Subtitles | و أن أسفكِ الكبير هو أنكِ لن تعرفي فيماإذا كان نيسترو قد نشأ ليكون رجلاً صالحاً |